حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي هِلاَلٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَيْمَنَ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ نُسَىٍّ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَكْثِرُوا الصَّلاَةَ عَلَىَّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَإِنَّهُ مَشْهُودٌ تَشْهَدُهُ الْمَلاَئِكَةُ وَإِنَّ أَحَدًا لَنْ يُصَلِّيَ عَلَىَّ إِلاَّ عُرِضَتْ عَلَىَّ صَلاَتُهُ حَتَّى يَفْرُغَ مِنْهَا " . قَالَ قُلْتُ وَبَعْدَ الْمَوْتِ قَالَ " وَبَعْدَ الْمَوْتِ إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ عَلَى الأَرْضِ أَنْ تَأْكُلَ أَجْسَادَ الأَنْبِيَاءِ " . فَنَبِيُّ اللَّهِ حَىٌّ يُرْزَقُ .
Ebü'd-Derda' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Cum'a günü benim üzerime bol salavat getiriniz. Çünkü o salavatta melekler hazır buiunur. Ve şüphesiz, her hangi (mu'min) bir kimse benim üzerime salavat getireceği zaman behemehal onun salavatı bitinceye kadar (aynı anda) bana sunulur.» Ebü'd-Derda* (r.a.) demiştir ki: Ve ölümünüzden sonra da (böyle mi)? dedim. Efendimiz: «Ölümümden sonra da. Şüphesiz Allah Teala, Nebilerin cesedlerini yemesini yere yasak etmiştir. Allah'ın Nebii diridir, rızıklanır.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu, hadis sahihtir. Ancak iki yerde munkati'dir. Çünkü Ubade'nin Ebu'd-Derda (r.a.)'den rivayeti mürseldir. El-Ala' böyle demiştir. Zeyd bin Eymen'in Ubade'den rivayeti de mürseldir. Bunu Buhari söylemiştir
It was narrated from Abu Darda’ that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Send a great deal of blessing upon me on Fridays, for it is witnessed by the angels. No one sends blessing upon me but his blessing will be presented to me, until he finishes them.” A man said: “Even after death?” He said: “Even after death, for Allah has forbidden the earth to consume the bodies of the Prophets, so the Prophet of Allah is alive and receives provision.’”
Muhaddislerin değerlendirmesi
- ElbânîZayıf
- Muhammad Fouad Abd al-BaqiZayıf
- Şuayb el-ArnaûtZayıf
- Zübeyr Ali ZeîZayıf
Kaynak: Sünen-i İbn Mâce, “Cenazeler” bölümü, hadis no. 1637.