770 hadis bulundu · sayfa 12/39
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، فِي هَذِهِ الْقِصَّةِ قَالَ فَأَخَذَ بِرَأْسِي أَوْ بِذُؤَابَتِي فَأَقَامَنِي عَنْ يَمِينِهِ .
Said b. Cübeyr'den; demiştir ki: İbn Abbas (önceki (610'daki) olayı anlatırken); "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başımdan yahut saçımdan tuttu, beni sağına durdurdu" dedi
Another version of this tradition transmitted through a different chain of narrators by Ibn ‘Abbas says:“He took my head or the hair of my head and made me stand on his right side”
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ جَدَّتَهُ، مُلَيْكَةَ دَعَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِطَعَامٍ صَنَعَتْهُ فَأَكَلَ مِنْهُ ثُمَّ قَالَ " قُومُوا فَلأُصَلِّيَ لَكُمْ " . قَالَ أَنَسٌ فَقُمْتُ إِلَى حَصِيرٍ لَنَا قَدِ اسْوَدَّ مِنْ طُولِ مَا لُبِسَ فَنَضَحْتُهُ بِمَاءٍ فَقَامَ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَصَفَفْتُ أَنَا وَالْيَتِيمُ وَرَاءَهُ وَالْعَجُوزُ مِنْ وَرَائِنَا فَصَلَّى لَنَا رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ انْصَرَفَ صلى الله عليه وسلم .
Enes b. Malik'den; demiştir ki: (Enes'in) ninesi Müleyke, Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i hazırladığı bir yemeğe çağırdı. Resul-i Ekrem yemekten yedi ve sonra; "Kalkın size namaz kıldırayım" buyurdu. Enes dedi ki; Uzun müddet kullanılmaktan kararmış bir hasırımız (ı sermek) için kalktım ve üzerine su serp(erek onu sil)dim. Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalktı, ben ve bir yetim çocuk onun arkasında saf olduk, yaşlı kadın da bizim arkamıza durdu ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize iki rekat namaz kıldırdıktan sonra ayrılıp gitti.
Anas b. Malik said that his grandmother Mulaikah the Messenger of Allah (ﷺ) to take meals which she prepared for him. He took some of it and prayed. He said :Get up, I shall lead you in prayer. Anas said: I got up and took a mat which had become black on account of long use. I then washed it with water. The Messenger of Allah (ﷺ) stood upon it. I and the orphan (Ibn Abi Dumairah, the freed slave of the prophet) stood in a row behind him. The old women stood behind us. He then led us in two raka'at of prayer and left
Diğer tahric: Buharî, ezan; salat; teheccüd; Müslim, mesacid; Tirmizî, salat; Nesaî, mesacid; imame; İbn Mace, mesacid; muvatta', sefer; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, III
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ هَارُونَ بْنِ عَنْتَرَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَسْوَدِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ اسْتَأْذَنَ عَلْقَمَةُ وَالأَسْوَدُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ وَقَدْ كُنَّا أَطَلْنَا الْقُعُودَ عَلَى بَابِهِ فَخَرَجَتِ الْجَارِيَةُ فَاسْتَأْذَنَتْ لَهُمَا فَأَذِنَ لَهُمَا ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى بَيْنِي وَبَيْنَهُ ثُمَّ قَالَ هَكَذَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَعَلَ .
Abdurrahman b. el-Esved'in, babası Esved'den rivayet ettiğine göre (Esved şöyle) demiştir: Alkame ve ben (Esved) Abdullah (b. Mes'ud)'un huzuruna girmek için izin istedik. Kapısında uzun müddet oturduk. (Nihayet) cariyesi çıktı(ve dönüp Abdullah'dan) bizim (içeriye girmemiz) için izin istedi. O da girmemize müsaade etti (girdik). Sonra (Abdullah) kalktı ikimizin arasına durup namaz kıldı (ve şöyle) dedi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’i işte böyle yaparken gördüm."
Narrated Abdullah ibn Mas'ud: Alqamah and al-Aswad sought permission from Abdullah (ibn Mas'ud) for admission, and we remained sitting at his door for a long time. A slave-girl came out and gave them permission (to enter). He (Ibn Mas'ud) then got up and prayed (standing) between me (al-Aswad) and him (Alqamah). He then said: I witnessed the Messenger of Allah (ﷺ) doing similarly
Diğer tahric: Müslim, mesacid; imare; Tirmizî, fiten; Nesaî, imame; bey'at; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, 1,384, 409, 424, 428, 433, 456, 462;
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، حَدَّثَنِي يَعْلَى بْنُ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ الأَسْوَدِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ صَلَّيْتُ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَكَانَ إِذَا انْصَرَفَ انْحَرَفَ .
Cabir b. Yezid b. El-Esved'in babası Yezîd'den naklettiğine göre (Yezîd şöyle) demiştir: "Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in arkasında namaz kıldım. Selam'ı verince (kıbleden sağına veya soluna) dönerdi."
Narrated Yazid ibn al-Aswad: Jabir ibn Yazid ibn al-Aswad reported on the authority of his father: I prayed behind the Messenger of Allah (ﷺ). When he finished the prayer, he would turn (his face from the direction of the Ka'bah)
Diğer tahric: Tirmizi, salat; Nesaî, imame
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا مِسْعَرٌ، عَنْ ثَابِتِ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ الْبَرَاءِ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ كُنَّا إِذَا صَلَّيْنَا خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَحْبَبْنَا أَنْ نَكُونَ عَنْ ي��مِينِهِ فَيُقْبِلُ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ صلى الله عليه وسلم .
Bera b. Azib (r.a.)'den; demiştir ki; Biz Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in arkasında namaz kıldığımız zaman (namazın sonunda) yüzünü bize (doğru) dönmesi için sağ tarafında olmayı tercih ederdik.
Narrated Al-Bara' ibn Azib: When we would pray behind the Messenger of Allah (ﷺ), we liked to be on his right side. He (the Prophet) would sit turning his face towards us (and back towards the Ka'bah) (ﷺ)
Diğer tahric: Müslim, müsafirîn; Nesaî, imame; îbn Mace, ikame
حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ الْقُرَشِيُّ، حَدَّثَنَا عَطَاءٌ الْخُرَاسَانِيُّ، عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يُصَلِّي الإِمَامُ فِي الْمَوْضِعِ الَّذِي صَلَّى فِيهِ حَتَّى يَتَحَوَّلَ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ عَطَاءٌ الْخُرَاسَانِيُّ لَمْ يُدْرِكِ الْمُغِيرَةَ بْنَ شُعْبَةَ .
Muğîre b. Şu'be (r.a.)'den; demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İmam, yerini değiştirmedikçe (farz) namaz kıldığı yerde (nafile) namaz kılamaz" Ebu Davüd dedi ki; (Bu hadisin ravilerinden) Ata el-Horasani el-Muğire b. Şu'beye erişmemiştir.
Narrated Mughirah ibn Shu'bah: The Prophet (ﷺ) said: The Imam should not pray at the place where he led the prayer until he removes (from there). Abu Dawud said: 'Ata' al-Khurasani did not see Mughirah b. Shu'bah (This tradition is, therefore munqati', i.e. a link is missing in the chain)
Diğer tahric: İbn Mace, ikame
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ زِيَادِ بْنِ أَنْعُمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ رَافِعٍ، وَبَكْرِ بْنِ سَوَادَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا قَضَى الإِمَامُ الصَّلاَةَ وَقَعَدَ فَأَحْدَثَ قَبْلَ أَنْ يَتَكَلَّمَ فَقَدْ تَمَّتْ صَلاَتُهُ وَمَنْ كَانَ خَلْفَهُ مِمَّنْ أَتَمَّ الصَّلاَةَ " .
Abdullah b. Amr'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "İmam namazı kılar ve (teşehhüd miktarı) oturur da selamdan önce abdesti bozuluverirse, namazı tamamdır. Arkasında (cemaat olarak) bulunan kimsenin de namazı tamdır."
Narrated Abdullah ibn Amr ibn al-'As: The Prophet (ﷺ) said: When the Imam completes the prayer and sits (for reciting tashahhud), and then becomes defiled (i.e. his ablution becomes void) before he speaks (to someone), his prayer becomes complete. And those who prayed behind him also complete the prayer
Diğer tahric: Tirmizî, salat; Darimî, vudu'; Ahmed, VI
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ ابْنِ عَقِيلٍ، عَنْ مُحَمَّدِ ابْنِ الْحَنَفِيَّةِ، عَنْ عَلِيٍّ، - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مِفْتَاحُ الصَّلاَةِ الطُّهُورُ وَتَحْرِيمُهَا التَّكْبِيرُ وَتَحْلِيلُهَا التَّسْلِيمُ " .
Ali (r.a.)'den; demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Namaz'ın anahtarı taharettir, tahrîmi (girişi) tekbîrdir, tahlili (çıkışı) selam vermektir."
Narrated Ali ibn AbuTalib: The Prophet (ﷺ) said: The key of prayer is purification; takbir (saying "Allah is most great") makes (all acts which break prayer) unlawful and taslim (uttering the salutation) makes (all such acts) lawful
Diğer tahric: Ebu Davud, tahare; Tirmizî, tahare; mevakit; ibn Mace, tahare; Darimi, vudu; Ahmed b. Hanbel, I
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنِ ابْنِ مُحَيْرِيزٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تُبَادِرُونِي بِرُكُوعٍ وَلاَ بِسُجُودٍ فَإِنَّهُ مَهْمَا أَسْبِقْكُمْ بِهِ إِذَا رَكَعْتُ تُدْرِكُونِي بِهِ إِذَا رَفَعْتُ إِنِّي قَدْ بَدَّنْتُ " .
Muaviye b. Ebî Süfyan (r.a.)'den; demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Rüku ve secdeye benden önce varmayınız. Çünkü ben rüku'a vardığım zaman sizden Önce (rüku ve sücudda) eda etmiş olduğum kısmı siz (başımı) kaldırdığım zaman telafi etmiş olursunuz. Çünkü ben yaşlandım."
Narrated Mu'awiyah ibn AbuSufyan: The Prophet (ﷺ) said: Do not try to outstrip me in bowing and prostrating because however earlier I bow you will join me when I raise (my head from bowing); I have become bulky
Diğer tahric: ibn Mace, ikame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, IV, 92, 98, 176; VI
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ الْخَطْمِيَّ، يَخْطُبُ النَّاسَ قَالَ حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ، - وَهُوَ غَيْرُ كَذُوبٍ - أَنَّهُمْ كَانُوا إِذَا رَفَعُوا رُءُوسَهُمْ مِنَ الرُّكُوعِ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامُوا قِيَامًا فَإِذَا رَأَوْهُ قَدْ سَجَدَ سَجَدُوا .
Ebu İshak'dan; demiştir ki; Ben, Abdullah İbn Yezîdi'l-Hatmı'yi halka hitab ederken dinledim. Şöyle diyordu: "Bize asla yalancı olmayan el-Bera'(nın) haber verdi(ğine göre); kendileri (Hz.Nebiyle namaz kılarlarken) ruku' dan başlarını Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le beraber kaldırdıkları zaman ayakta beklerlermiş. O'nun secdeye vardığı zaman secdeye varırlarmış."
Al-Bara who is not a liar said; when they (the companions) raised their heads from bowing along with the Messenger of Allah (ﷺ), they would stand up, and when they saw him that he went down in prostration, they would prostrate (following the prophet)
Diğer tahric: Buhari, ezan; Müslim, salat; Ahmed b. Hanbel, IV
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَهَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، - الْمَعْنَى - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبَانَ بْنِ تَغْلِبَ، - قَالَ أَبُو دَاوُدَ قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا الْكُوفِيُّونَ، أَبَانُ وَغَيْرُهُ - عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَلاَ يَحْنُو أَحَدٌ مِنَّا ظَهْرَهُ حَتَّى يَرَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَضَعُ .
Bera (r.a.)'den; demiştir ki: "Biz Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte namaz kılardık da (Hz. Nebinin alnını yere) koyduğu görülünceye kadar bizden hiç bir kimse belini eğmezdi."
Al-Bara b.‘Azib said ; we used to pray along with the prophet (ﷺ); none of us bowed his back until he saw that the prophet (ﷺ) bowed (his back)
Diğer tahric: Buhari, ezan; Müslim, salat; Tirmizi, salat; Ahmed b. Hanbel, IV
حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، - يَعْنِي الْفَزَارِيَّ - عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ، يَقُولُ عَلَى الْمِنْبَرِ حَدَّثَنِي الْبَرَاءُ، أَنَّهُمْ كَانُوا يُصَلُّونَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِذَا رَكَعَ رَكَعُوا وَإِذَا قَالَ " سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ " . لَمْ نَزَلْ قِيَامًا حَتَّى يَرَوْهُ قَدْ وَضَعَ جَبْهَتَهُ بِالأَرْضِ ثُمَّ يَتَّبِعُونَهُ صلى الله عليه وسلم .
Muharib b. Disar (şöyle) demiştir: Abdullah b. Yezîd'i minber üzerinde şöyle konuşurken dinledim: "Bana el-Bera rivayet etti ki, kendileri Resül-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iIe birlikte namaz kılarlarmış. O rüku etti mi onlar da rüku' ederlermiş. (Bera sözlerine şöyle devam etmiştir:) "Semiallahü limen hamideh" dediği vakit, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'ın alnını yere koyduğunu görünceye kadar ayakta dikilirdik. Sonra (bütün cemaat secdeye vararak) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem))'e uyardık.
Al-Bara (b. Azib)said; They (the Companions) used to pray along with the Messenger of Allah (ﷺ). When he bowed, they bowed; and when he said, “Allah listens to him who praises him”, they remained standing until they saw that he placed his placed his forehead on the ground:then they would follow him (ﷺ)
Diğer tahric: Müslim, salat; Nesai, imame
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَمَا يَخْشَى - أَوْ أَلاَ يَخْشَى - أَحَدُكُمْ إِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ وَالإِمَامُ سَاجِدٌ أَنْ يُحَوِّلَ اللَّهُ رَأْسَهُ رَأْسَ حِمَارٍ أَوْ صُورَتَهُ صُورَةَ حِمَارٍ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den; dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz başını, imam secdede iken kaldırınca Allah'ın onun başını eşek başına, yahud da [şek raviye aittir] suretini eşek suretine çevireceğinden korkmaz mı?"
Abu Hurairah reported the Messenger of Allah (ﷺ) as saying; Does he who raises his head while the Imam is prostrating not fear that Allah may change his head into a donkey’s or his face into a donkey’s face
Diğer tahric: Buharî, ezan; Müslim, salat; Tirmizî, cuma; Nesaî, İkame; İbn Mace, ikame; Darimi, salat; Ahmed b. Hanbel, II
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ بُغَيْلٍ الْمُرْهِبِيُّ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ، عَنِ الْمُخْتَارِ بْنِ فُلْفُلٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم حَضَّهُمْ عَلَى الصَّلاَةِ وَنَهَاهُمْ أَنْ يَنْصَرِفُوا قَبْلَ انْصِرَافِهِ مِنَ الصَّلاَةِ .
Enes (r.a.)'den, rivayet edildiğine göre, "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendilerini namaza teşvik edermiş ve imamdan önce namazdan çıkıp gitmeyi de yasaklarmış. " Kütüb-i Sitte'den sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
Anas said:The prophet (ﷺ) persuaded them to say prayer in congregation and prohibited them to leave before he goes away from the prayer
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ عَنِ الصَّلاَةِ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَوَلِكُلِّكُمْ ثَوْبَانِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den, rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e bir tek elbise içinde namaz kılmanın hükmü sorulmuş da: "Herbirinizin ikişer elbisesi var mı ki?" cevabını vermiş.
Abu Hurairah said; The Messenger of Allah (ﷺ) was asked shout the validity of prayer in a single garment. The prophet (ﷺ) said:Does every one of you has two garment?
Diğer tahric: Buharî, salat; Müslim, salat; İbn Mace ikame; Muvatta' cemaa; Ahmed b. Hanbel
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يُصَلِّ أَحَدُكُمْ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ لَيْسَ عَلَى مَنْكِبَيْهِ مِنْهُ شَىْءٌ " .
Ebü Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz bir tek elbise içinde omuzlarında o elbisenin bir kısmı bulunmadan namaz kılmasın.”
Abu Hurairah reported the Messenger of Allah (ﷺ) as saying:None of you should pray in a single garment of which no part comes over the shoulders
Diğer tahric: Buharî, salat; Müslim, salat; Nesaî, kıble; Ahmed b. Hanbel.II
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، ح وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - الْمَعْنَى - عَنْ هِشَامِ بْنِ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ فِي ثَوْبٍ فَلْيُخَالِفْ بِطَرَفَيْهِ عَلَى عَاتِقَيْهِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz bir tek elbise içinde namaz kıldığı zaman, elbisenin iki ucunu (sağ omuzunun altından sol omuzunun da üstünden geçirerek) çapraz bir şekilde boynuna bağlasın."
Abu Hurairah reported the Messenger of Allah (ﷺ) as saying:if anyone prays in a single piece of cloth, he should cross the two ends
Diğer tahric: Buharî, salat; Nesaî, kıble; İbn Mace, ikame, muvatta, cemaa, Ahmed b. Hanbel,H, 255, 266, 319, 427, 491, 520; III, İ0, İ
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ مُلْتَحِفًا مُخَالِفًا بَيْنَ طَرَفَيْهِ عَلَى مَنْكِبَيْهِ .
Ömer b.Ebî Seleme demiştir ki: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i (bir defa) iki ucunu omuzları üzerine çapraz bir şekilde bağladığı bir tek elbise içinde namaz kılarken gördüm".
‘Umar b. Abu Salamah said :I saw the Messenger of Allah (ﷺ) praying girded with a single (piece of) cloth, place its two ends over his shoulders
Diğer tahric: Buharî, salat, cizye, edeb; Müslim, salat, müsafirîn, Nesaî, Tahare; İbn Mace, tahare ; muvatta, cemaa; Ahmed b. Hanbel III, 127; 128, 328, 375, 387; IV
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا مُلاَزِمُ بْنُ عَمْرٍو الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَدْرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ طَلْقٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَدِمْنَا عَلَى نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ مَا تَرَى فِي الصَّلاَةِ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ قَالَ فَأَطْلَقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِزَارَهُ طَارَقَ بِهِ رِدَاءَهُ فَاشْتَمَلَ بِهِمَا ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى بِنَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا أَنْ قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ " أَوَكُلُّكُمْ يَجِدُ ثَوْبَيْنِ " .
Kays b. Talk'ın babası Talk'dan rivayet ettiğine göre Talk şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna vardığımızda bir adam gelerek; "Ya Resulullah bîr tek elbise içinde (kılınan) namaz hakkında ne dersin?" dedi. (Hadisin ravisi Talk rivayetine devamla) dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de (o anda belinde bağlı olan) peştemalini çözerek (omuzundaki) ridasının üstüne koydu. (İkisini bir elbise haline getirerek) ikisini birden uçlarını sol omuzun üstünden ve sağ omuzun altından geçirdi ve bize namaz kıldırdı. Namazı bitirince de, "Sizin her biriniz iki elbise bulabilir mi ki?" buyurdu.
Narrated Talq ibn Ali al-Hanafi: We came to the Prophet (ﷺ), and a man came and said: Prophet of Allah, what do you say if one prays in a single garment? The Messenger of Allah (ﷺ) then took off his wrapper and combined it with his sheet, and put it on them. He got up and the Prophet of Allah (ﷺ) led us in prayer. When he finished the prayer, he said: Does every one of you have two garments?
Diğer tahric: Buharî, salat; Müslim, salat; ibn Mace, İkame; muvatta, cemaa; Ahmed b. HanbeUI
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سُلَيْمَانَ الأَنْبَارِيُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُ الرِّجَالَ عَاقِدِي أُزُرِهِمْ فِي أَعْنَاقِهِمْ مِنْ ضِيقِ الأُزُرِ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الصَّلاَةِ كَأَمْثَالِ الصِّبْيَانِ فَقَالَ قَائِلٌ يَا مَعْشَرَ النِّسَاءِ لاَ تَرْفَعْنَ رُءُوسَكُنَّ حَتَّى يَرْفَعَ الرِّجَالُ .
Sehl b. Sa'd (r.a.)'den; demiştir ki: Ben bazı kimseleri yetersizliğinden dolayı izarlarını çocuklar gibi boyunlarına asmış oldukları halde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in arkasında (namaz kılarken) gördüm. Bir sözcü (kadınlara hitaben): Ey kadınlar cemaati, erkeklerden önce başınızı (secdeden) kaldırmayın" dedi.
Sahl b. Sa’d said:I saw the people tying their wrappers over their necks like children due to the narrowness of the wrappers behind the Messenger of Allah (May peace be upon him) during prayer. Someone said: Body of women, do not raise your heads until the men raise (their heads)
Diğer tahric: Buharî, salat; ezan; Müslim, salat; Nesaî, kıble; Ahmed b. Hanbel, III, 33, V