185 hadis bulundu · sayfa 8/10
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ سُلَيْمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ يُعْجِبُهُ التَّيَمُّنُ مَا اسْتَطَاعَ فِي تَرَجُّلِهِ وَوُضُوئِهِ.
Aişe'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem taranmasında ve abdest almakta gücünün yettiğince sağdan başlamaktan hoşlanırdı
Narrated `Aisha:The Prophet (ﷺ) used to like to start from the right side as far as possible in combing and in performing ablution
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ لَهُ، إِلاَّ الصَّوْمَ فَإِنَّهُ لِي، وَأَنَا أَجْزِي بِهِ، وَلَخَلُوفُ فَمِ الصَّائِمِ أَطْيَبُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ ".
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Adem oğlunun bütün amelleri kendisine aittir, oruç müstesna. O yalnız benim içindir ve onun mükafatını ancak ben veririm. Andolsun ki oruçlu kimsenin değişen ağız kokusu dahi Allah nezdinde, misk kokusundan daha hoştur." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Misk hakkında zikrolunanlar." Zebaih (kesilecek hayvanlar) bölümünde "misk" başlığında miskin tanımı geçmiş bulunmaktadır. Buhari burada Ebu Hureyre'nin merfU' olarak zikretmiş olduğu: "Ademoğlunun bütün ameli kendisinindir, oruç müstesna" hadisini zikretmektedir. Buna sebep ise hadiste yer alan: "Allah nezdinde misk kokusundan daha hoştur" ifadesidir. Buna dair yeterli açıklamalar da daha önce Oruç bölümünde (1894.hadiste) geçmiş bulunmaktadır
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "(Allah said), 'Every good deed of Adam's son is for him except fasting; it is for Me. and I shall reward (the fasting person) for it.' Verily, the smell of the mouth of a fasting person is better to Allah than the smell of musk
حَدَّثَنَا مُوسَى، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كُنْتُ أُطَيِّبُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ إِحْرَامِهِ بِأَطْيَبِ مَا أَجِدُ.
Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i ihrama girmeden önce bulabildiğim en hoş koku ile kokulandırırdım." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Müstehap olan hoş koku." Bu başlık ile bulunabilen en güzel hoş kokuyu kullanmanın mendub olduğuna işaret ediyor gibidir. Daha iyisi bulunmakla birlikte daha aşağı olanın kullanılmamasına ve daha iyisini kullanmanın mendub olduğuna işaret ediyor gibidir. Ayrıca biraz önce işaret ettiğimiz üzere hoş ko ku sürünmekte erkek ile kadın arasındaki farka işaret etme ihtimali de vardır. "İhrama girmeden önce bulabildiğim en hoş koku." Ebu Üsame yoluyla gelen rivayette: "İhrama girmeden önce gücümün ye ttiği kadarıyla bulabildiğim en hoş kokuyu sürerdim, sonra ihrama girerdim" denilmektedir. Ahmed'in, İbn Uyeyne yoluyla rivayetinde de: "Bize Osman'ın tah di s ettiğine göre o babasını şöyle derken dinlemiştir: Ben Aişe'ye: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hangi kokuyu sürdün, diye sordum, o: "Hoş kokuların en güzelini, dedi" denilmektedir. Burada "hoş kokuların en güzeli"nden maksat ise misktir. Nitekim bu husus açık bir şekilde varid olmuştur. Malik bunu Ebu. Said'in merfu' olarak rivayet ettiği hadiste zikretmiş bulunmaktadır. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Misk hoş kokunun en güzelidir" diye buyurmuştur. Bu hadis aynı zamanda Müslim'de de yer almaktadır
Narrated `Aisha:used to perfume the Prophet (ﷺ) before his assuming the state of with the best scent available
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عَزْرَةُ بْنُ ثَابِتٍ الأَنْصَارِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي ثُمَامَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ كَانَ لاَ يَرُدُّ الطِّيبَ، وَزَعَمَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ لاَ يَرُدُّ الطِّيبَ.
Enes r.a.'dan rivayete göre "O kendisine sunulan hoş kokuyu geri çevirmezdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hoş kokuyu geri çevirmemek adetinde olduğunu söylemiştir."
Narrated Thumama bin `Abdullah;:Anas never used to refuse (a gift of) scent and used to say that the Prophet (ﷺ) never used to refuse (a gift of) scent
Diğer tahric eden: Tirmizi Edeb Fethu'l-Bari Açıklaması: "Hoş kokuyu geri çevirmeyen kimse." Bu başlık ile hoş kokuyu geri çevirmenin nehyedilişinin, haramlık bildirmek anlamında olmadığına işaret etmek istemiş gibidir. "Hoş kokuyu geri çevirmezdi." el-Bezzar bunu bir başka yoldan, Enes'ten: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kendisine takdim edilen hoş bir kokuyu asla reddetmiş değildir" lafzı ile rivayet etmiş bulunmaktadır. Senedi hasendir. el-İsmail! de Veki yoluyla Azra'dan, o bu başlıktaki hadis senediyle buna yakın olarak zikretmiş ve şu fazlalığı eklemiştir: "Ve dedi ki: Sizden herhangi birinize hoş koku takdim edilirse onu geri çevirmesin." Bu fazlalığın Nebie merfu.' olduğunu açıkça ifade etmemiştir. Ebu Davud, Nesai ve sahih olduğunu belirterek İbn Hibban, el-A'rec yoluyla Ebu Hureyre'den şu lafız ile merru' olarak rivayet etmiştir: "Her kime hoş bir koku takdim edilirse onu geri çevirmesin. Çünkü onun kokusu hoş, taşıması da (yük olarak) hafiftir." Bu hadisi Müslim de bu yolla rivayet etmiş, ancak onun rivayetinde "hoş koku: tib" yerine "reyhan" olarak zikredilmiştir. Reyhan ise hoş kokusu olan yeşil her bitkinin adıdır. el-Münzirı dedi ki: "Reyhan" ile bütün hoş koku çeşitlerinin kastedilmiş olma ihtimali de vardır. Yani bu lafız "hoş ko ku demek olan: er-raiha"dan türemiş bir lafız olarak kullanılmış olabilir
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ الْهَيْثَمِ، أَوْ مُحَمَّدٌ عَنْهُ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عُمَرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُرْوَةَ، سَمِعَ عُرْوَةَ، وَالْقَاسِمَ، يُخْبِرَانِ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدَىَّ بِذَرِيرَةٍ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ، لِلْحِلِّ وَالإِحْرَامِ.
Aişe'den, dedi ki: "Ben, Veda haccı esnasında ihramdan çıktığında da ihrama girdiğinde de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemli kendi ellerimle zerıre ile kokulandırdım. " Fethu'l-Bari Açıklaması: "Zerıre": Bir tür hoş koku karışımıdır. ed-Oavudı dedi ki: Bu hoş kokunun küçük parçaları bir araya getirilir, sonra öğütülür, sonra da elekten geçirilir, daha sonra da saça ya da duvağa saçılır. Bundan dolayı ona "zerıre: saçılan şey" adı verilmiştir. ed-Oavudı böyle demiştir. Buna göre değişik karışımlardan meydana gelmiş her türlü kokuya zerıre denilir. Ama aslında zerıre, Hicazlıların ve başkalarının bilip tanıdıkları özel bir koku çeşididir. Aralarında Nevevıinin de bulunduğu. birden çok kişi, zerıre'nin Hindistan'dan getirilen hoş kokulu bir kamışın kırıntıları olduğunu belirtmiştir
Narrated `Aisha:During Hajjat-al-Wada`, I perfumed Allah's Messenger (ﷺ) with Dharira with my own hands, both on his assuming Ihram and on finishing it
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، لَعَنَ اللَّهُ الْوَاشِمَاتِ، وَالْمُسْتَوْشِمَاتِ، وَالْمُتَنَمِّصَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ لِلْحُسْنِ، الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللَّهِ تَعَالَى، مَالِي لاَ أَلْعَنُ مَنْ لَعَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ فِي كِتَابِ اللَّهِ {وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ}.
Abdullah'tan, dedi ki: "Allah, yüce Allah'ın hilkatini değiştiren, döğme yapan, kendisine döğme yaptırılmasını isteyen, yüzündeki kılları aldıran ve güzelleşmek için dişlerini törpületerek aralarını ayıran kadınlara lanet etmiştir. Hem ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in lanetlediği kimseleri ne diye lanetlemeyeyim ki? Üstelik bu husus Allah'ın kitabında: "Rasul size ne verdiyse onu alın, size ne yasak ettiyse ondan da sakının. "(Haşr, 7) buyruğunda da geçmektedir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Güzelleşmek için dişlerinin arasını törpületen kadınlar." Dişlerinin arasını törpületen kadınlar (anlamı verilen: el-mütefellicat) lafzı "mütefellice" lafzının çoğu lu dur. Bu da dişlerinin arasını ayırmak için törpülenmesini isteyen yahut bu işi bizzat yapan kadın demektir. (Kökünü teşkil eden) el-Fe le c ise, iki şeyin arasında ayrılık meydana getirmek demektir. "et-Temc", birbirine yapışık bulunan iki şeyin arasını törpü ve benzeri şeylerle ayırmak demektir. Bu da adeten köpek dişleri ile ön dişlere has yapılan bir iştir. Kadının dişlerinin bu halde olması güzel kabul edilir. Bazen bu işi dişleri birbirine yapışık olan kadın, dişlerini birbirinden ayırmak amacıyla da yapabilir. Bazen bunu yaşlı bir kadın yaşının küçük olduğu izlenimini vermek için de yapabilir. Çünkü yaşı küçük kadının dişleri çoğunlukla ayrı ve yenidir. Bu özellik yaşlandıkça kaybolur. Dişleri sivriitmeye ise "re" harfi ile "el-veşr" denilir. "Allah döğme yapanlara ve kendisine döğme yapılmasını isteyenlere lanet etmiştir." (Kendisine döğme yaptıran kadınlar anlamındaki): "el-Müstevşimat" lafzı "müstevşime"nin çoğulu olup, kendisine el-veşm (denilen döğme) yapılmasını isteyen kadın demektir. Dilciler şöyle demiştir: el-Veşm denilen şey, iğne ve benzeri bir şeyin kan akıneaya kadar organa batırılması, sonra da oraya nevre yahut daha başka bir tozun ekilerek oranın yeşil bir renk almasının sağlanması demektir. Ebu Davud, Sünen'inde şunları söylemektedir: Döğme yapan kadın, yüzüne sürme ya da mürekkep ile ben yapan kadındır. Döğme yaptırılmasını isteyen kadın da kendisine bu uygulamanın yapıldığı kadındır, demektedir. Döğme bazı hallerde el ve vücudun başka yerlerinde de olabilir. Bu kimi zaman bir nakış şeklinde de yapılabilir, bazen daireler şeklinde de yapılabilir. Bu işi yapmak, başlıktaki hadiste sabit olduğu üzere Ianetin delaleti ile haramdır. Döğme yapılan yer necis olur. Çünkü kan orada hapsolup kalmıştır. Eğer mümkün ise onun izale edilmesi -yara açmak sureti ile dahi olsa- icab eder. Bundan dolayı ölmek yahut herhangi bir şeyi yitirmek ya da bir organın sağladığı faydanın ortadan kalkması gibi bir tehlikeden korkulması hali müstesnadır. O takdirde onu bırakmak caiz olur, günahın kalkması için tevbe etmek yeterli olur. Bu hususta erkek ile kadın arasında da fark yoktur. "Güzellik için dişlerini birbirinden törpületerek ayıranlar." Bundan bu işi güzelleşmek için yapan kadının yerildiği anlaşılmaktadır. Eğer -mesela- tedavi için buna gerek duyulacak olursa caiz olur. "Allah'ın hilkatini değiştirenler." Bu, döğme, yüzdeki kılları aldırmak, dişleri birbirinden ayırmak işini yapanların ayrılmaz bir niteliğidir. Saç eklemek de rivayetlerden birisine göre böyledir
Narrated `Abdullah:Allah has cursed those women who practise tattooing and those who get themselves tattooed, and those who remove their face hairs, and those who create a space between their teeth artificially to look beautiful, and such women as change the features created by Allah. Why then should I not curse those whom the Prophet (ﷺ) has cursed? And that is in Allah's Book. i.e. His Saying: 'And what the Apostle gives you take it and what he forbids you abstain (from it)
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، أَنَّهُ سَمِعَ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ، عَامَ حَجَّ وَهْوَ عَلَى الْمِنْبَرِ، وَهْوَ يَقُولُ ـ وَتَنَاوَلَ قُصَّةً مِنْ شَعَرٍ كَانَتْ بِيَدِ حَرَسِيٍّ ـ أَيْنَ عُلَمَاؤُكُمْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْ مِثْلِ هَذِهِ وَيَقُولُ " إِنَّمَا هَلَكَتْ بَنُو إِسْرَائِيلَ حِينَ اتَّخَذَ هَذِهِ نِسَاؤُهُمْ ".
Muaviye İbn Ebi Süfyan'dan rivayete göre, "O hac ettiği sene minber üzerinde -bir muhafızın elinde bulunan- bir tutam saçı elini uzatıp aldı ve şöyle dedi: (Ey Medineliler!) Nerede ilim adamlarınız? Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i elimdeki gibisini kullanmaktan nehyederken ve bu arada şunları söylerken dinlemişimdir: Şüphesiz İsrailoğulları, kadınları bu gibi şeyleri edinmeye başlayınca helak oldu
Narrated Humaid bin `Abdur-Rahman bin `Auf:that in the year he performed Hajj. he heard Mu'awiya bin Abi Sufyan, who was on the pulpit and was taking a tuft of hair from one of his guards, saying, "Where are your religious learned men? I heard Allah's Messenger (ﷺ) forbidding this (false hair) and saying, 'The children of Israel were destroyed when their women started using this
وَقَالَ ابْنُ أَبِي شَيْبَةَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا فُلَيْحٌ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَعَنَ اللَّهُ الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ، وَالْوَاشِمَةَ وَالْمُسْتَوْشِمَةَ ".
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Allah saç ekleyen kadına da, saçına saç ekleten kadına da, döğme yapan kadına da, döğme yaptıran kadına da lanet etmiştir
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "Allah has cursed the lady who artificially lengthens (her or someone else's) hair and the one who gets her hair lengthened and the One who tattoos (herself or someone else) and the one who gets herself tattooed
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ الْحَسَنَ بْنَ مُسْلِمِ بْنِ يَنَّاقٍ، يُحَدِّثُ عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ جَارِيَةً، مِنَ الأَنْصَارِ تَزَوَّجَتْ، وَأَنَّهَا مَرِضَتْ فَتَمَعَّطَ شَعَرُهَا، فَأَرَادُوا أَنْ يَصِلُوهَا فَسَأَلُوا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لَعَنَ اللَّهُ الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ ". تَابَعَهُ ابْنُ إِسْحَاقَ عَنْ أَبَانَ بْنِ صَالِحٍ عَنِ الْحَسَنِ عَنْ صَفِيَّةَ عَنْ عَائِشَةَ.
Aişe r.anha'dan rivayete göre ensardan bir kız evlendi ve daha sonra hastalanması sebebiyle saçları döküldü. Yakınları saçlarına saç eklemek istediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sorunca, onlara: "Allah saç ekleyen kadına da, saç ekleten kadına da lanet etmiştir, buyurdu
Narrated `Aisha:An Ansari girl was married and she became sick and all her hair fell out intending to provide her with false hair. They asked the Prophet (ﷺ) who said, "Allah has cursed the lady who artificially lengthens (her or someone else's) hair and also the one who gets her hair lengthened
حَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا مَنْصُورُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَتْنِي أُمِّي، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ امْرَأَةً، جَاءَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنِّي أَنْكَحْتُ ابْنَتِي، ثُمَّ أَصَابَهَا شَكْوَى فَتَمَرَّقَ رَأْسُهَا، وَزَوْجُهَا يَسْتَحِثُّنِي بِهَا أَفَأَصِلُ رَأْسَهَا فَسَبَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ.
Ebu Bekir r.a.'ın kızı Esma r.anha'dan rivayete göre, bir kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelerek: "Ben kızımı evlendirdim. Daha sonra bir hastalığa yakalandığı için başı{nın saçları) döküldü. Kocası ise bu kızın durumu sebebiyle bana çok ısrar ediyor. Onun saçlarına saç ekleteyim mi, dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem saç ekleyen ve saç ekleten kadınlar hakkında ağır sözler söyledi. " Bu Hadis 5936 ve 5941 numara ile de var
Narrated Asma:(the daughter of Abu' Bakr) A woman came to Allah's Messenger (ﷺ) and said, "I married my daughter to someone, but she became sick and all her hair fell out, and (because of that) her husband does not like her. May I let her use false hair?" On that the Prophet (ﷺ) cursed such a lady as artificially lengthening (her or someone else's) hair or got her hair lengthened artificially
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنِ امْرَأَتِهِ، فَاطِمَةَ عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ، قَالَتْ لَعَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ.
Ebu Bekir r.a.'ın kızı Esma'dan: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem saç ekleyen ve saç ekleten kadına lanet etmiştir" dediği rivayet edilmiştir
Narrated Asma':(the daughter of Abu Bakr) Allah's Messenger (ﷺ) has cursed such a lady as artificially lengthening (her or someone else's) hair or gets her hair lengthened
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَعَنَ اللَّهُ الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ، وَالْوَاشِمَةَ وَالْمُسْتَوْشِمَةَ ". قَالَ نَافِعٌ الْوَشْمُ فِي اللِّثَةِ.
İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah saç ekleyen ve saç ekleten kadına da, döğme yapan ve döğme yaptıran kadına da lanet etmiştir." Nafi: el-Veşm (denilen döğme çeşidi), dişlerin etrafındaki diş etlerinde olur demiştir. Bu Hadis 5940,5942 ve 5947 numara ile de var
Narrated Ibn `Umar:Allah's Messenger (ﷺ) said, "Allah has cursed such a lady as lengthens (her or someone else's) hair artificially or gets it lengthened, and also a lady who tattoos (herself or someone else) or gets herself tattooed
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ، سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، قَالَ قَدِمَ مُعَاوِيَةُ الْمَدِينَةَ آخِرَ قَدْمَةٍ قَدِمَهَا، فَخَطَبَنَا فَأَخْرَجَ كُبَّةً مِنْ شَعَرٍ قَالَ مَا كُنْتُ أَرَى أَحَدًا يَفْعَلُ هَذَا غَيْرَ الْيَهُودِ، إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سَمَّاهُ الزُّورَ. يَعْنِي الْوَاصِلَةَ فِي الشَّعَرِ.
Said İbn el-Müseyyeb'den, dedi ki: "Muaviye Medine'ye geldiği son seferinde gelip bize bir hutbe verdi. Bu arada bir top saç çıkartarak: Ben bunu Yahudilerden başka bir kimsenin yapacağını sanmıyordum. Şüphesiz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buna -yani saça saç ekleyen kadına- yalan ve batıl adını vermiştir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Saça" ondan başka "bir şeyler eklemek" suretiyle onu ziyadeleştirmek. "Muhafızın elindeki bir tutam saçı eline aldı. .. Nerede alimleriniz?" Daha önce İsrailoğulları ile ilgili bahiste, bu hadiste o gün için Medine'de ilim adamlarının azlığına işaret olduğu belirtilmiş idi. Bu işe gösterdiği tepki hususunda ilim adamlarının yardımını almak yahut bundan önce böyle bir işe tepki göstermeyip susmaları dolayısıyla onların bu yaptıklarının uygun olmadığını söylemek için huzura getirilmelerini de istemiş olabilir. "Şüphesiz İsrailoğulları ... helak olmuştur." Sözü geçen Said İbn elMüseyyeb'in naklettiği rivayette "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu saç ekleme işine zur (yalan) adını verdiği haberi ulaşmıştır" denilmektedir. Katade'nin, Said'den diye naklettiği Müslim'deki rivayette ise "o zuru (yalanı) nehyetmiştir" şeklindedir. Hadisin sonlarında da: "Dikkat edin, işte zur (yalan) denilen şey de budur" ifadesi yer almaktadır. Katade dedi ki: Bununla kadınların saçlarını bez parçaları ile artırmaların! kastetmektedir. Bu hadis. ister saç, ister başka bir şeyolsun, saça bir şeyler ekletmenin yasaklığı hususunda cumhurun lehine bir delildir. Cabir radıyallahu anh'ın rivayet ettiği: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadının saçına herhangi bir şeyeklemesini yasaklamıştır" hadisi de desteklemektedir. Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir. el-leys, Ebu Ubeyde'den ve onun da pek çok fakihten naklettiğine göre bu hususta yasaklananın, saça saç ekletme olduğu kanaatindedir. Kadın, saçına bez ve daha başka saçın dışında birşeyler ekleyecek olursa yasağın kapsamına girmez. Ebu Davud sahih bir senedie Said İbn Cubeyr'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: el-Karamil'de bir beis yoktur. Ahmed de böyle demiştir: el-Karamil ise "karmel"in çoğulu olup dalları uzun, yumuşak bir bitkidir. Burada kastedilen şey ise örükler halinde yapılan ve kadının saçına eklediği ipek ya da yün iplerdir. "Kadının gereksiz yere saçına saç ekletmesi ve saçlarını traş etmesi." Kadının saçına saç ekletmesi suretiyle saçını artırması haram olduğu gibi, zaruret olmadan saçlarını traş ettirmesi de haramdır. Taberi, Süfyan kızı Ümmü Osman yoluyla İbn Abbas'tan şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadının saçlarını traş etmesini yasaklamıştır." Bu hadis Ebu Davud'da bu yolla "kadınların (ihramdan çıkarken) saçlarını traş etmek yükümlülükleri yoktur. Onların yükümlülükleri saçlarını kısaitmaktan ibarettir" lafzı iledir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. "Ağır sözler söyledi." Yani diğer rivayette açıkça ifade edildiği gibi lanet okudu. Aişe'nin rivayet ettiği hadiste de ondan saça saç ekletmeye ruhsat verdiğine dair nakledilen rivayetin batıl oluşuna da açık bir delalet vardır. Muaviye'nin rivayet ettiği hadiste ise (dökülen yahut kesilen) saçın olduğu halde bırakılmasının caiz olup onu gömmenin vacip olmadığını göstermektedir. Hadisten Çıkan Diğer Sonuçlar 1- İmam minber üzerinde yasak olan şeyleri ifade eder. Özellikle de yaygın bir hal aldığını gördüğü da açık ve yaygın bir şekilde reddederek bu işin yasaklığını daha bir vurgular ve işlenmesinden sakınılmasını söyler. 2- Bir masiyet işleyen kimseleri, daha önceden aynı masiyeti işleyenlerin helak edilmesini söyleyerek korkutup uyarıro Nitekim yüce Allah: "Bu, zalimlerden uzak değildir." (Hud, 11183) diye buyurmuştur. 3- Hutbe esnasında, dini bir masıahat için daha önce bir şeyi görmemiş olanı göstermek üzere herhangi bir şeyi el uzatıp almak caizdir. 4- İçine düşülen halden sakındırmak maksadıyla İsrailoğullarına ve diğerlerine dair hadisler söz konusu edilebilir
Narrated Sa`id bin Al-Musaiyab:Mu'awiya came to Medina for the last time and delivered a sermon. He took out a tuft of hair and said, "I thought that none used to do this (i.e. use false hair) except Jews. The Prophet (ﷺ) labelled such practice, (i.e. the use of false hair), as cheating
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ لَعَنَ عَبْدُ اللَّهِ الْوَاشِمَاتِ، وَالْمُتَنَمِّصَاتِ، وَالْمُتَفَلِّجَاتِ لِلْحُسْنِ، الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللَّهِ. فَقَالَتْ أُمُّ يَعْقُوبَ مَا هَذَا قَالَ عَبْدُ اللَّهِ وَمَا لِيَ لاَ أَلْعَنُ مَنْ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ، وَفِي كِتَابِ اللَّهِ. قَالَتْ وَاللَّهِ لَقَدْ قَرَأْتُ مَا بَيْنَ اللَّوْحَيْنِ فَمَا وَجَدْتُهُ. قَالَ وَاللَّهِ لَئِنْ قَرَأْتِيهِ لَقَدْ وَجَدْتِيهِ {وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا}.
Alkame'den, dedi ki: "Abdullah (İbn Mes'ud) güzelleşmek ıçın ve Allah'ın yaratmasını değiştirmek için döğme yapan, yüzlerinin tüylerini aldıran ve dişlerini inceltip törpületen kadınlara lanet okudu. Ümmü Yakub adındaki bir kadın: Bu da ne oluyor, dedi. Abdullah: Ben ne diye Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in lanet ettiği kimseye lanet etmeyeyim ki? Hem bu Allah'ın Kitabında da vardır, dedi. Kadın: Allah'a yemin ederim ki ben mushafın iki kabı arasında bulunanı baştan sona okudum, bunu bulamadım, dedi. Bunun üzerine Abdullah İbn Mesud: Allah'a yemin ederim, eğer gerçekten ser. onu okumuş olsaydın, hiç şüphesiz onu bulurdun, dedi (ve:) "Rasul size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan uzak durun."lo buyruğunu okudu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Yüzlerinin tüylerini yolduranlar." (Bu anlamdaki): el-Mütenemmisat lafzı "mütenemmisa"nın çoğ\,.lludur. Bu da tüylerinin yolunmasını isteyen kadın demektir. "en-Namisa" ise bu işi bizzat yapan kadına denir. en-Nimas da yüzlerdeki tüylerin cımbız ile alınması demektir. Bu iş için kullanılan alete bundan dolayı "minmas" adı verilir. Nimas'ın sadece kaşları inceltmek ya da düzeltmek için kaşların kıllarını izale etmenin özel adı olduğu da söylenmiştir. Ebu Davud, Sünen adlı eserinde şunları söylemektedir: Namisa inceltmek amacı ile kaşın tüylerini, saçlarını cımbızla alan demektir. Bu açıklamayı yaptığı yerde de daha önce "diş_ lerini törpületip inceltenler" başlığında geçen İbn Mesud yolu ile rivayet edilen hadisi kaydetmektedir. Taberi der ki: Kadının, Allah'ın kendisini yaratmış olduğu hilkate güzelleşmek amacıyla fazlalıklar eklemesi yahut bir şeyler eksiltmesi yolu ile hilkatini değiştirmeye kalkışması caiz değildir. Bunu ister kocası için yapsın, ister başkası için yapsın, fark etmez. Mesela, kaşları birbirine bitişik olan bir kadının, kaşlarının arasını, kaşlarının birbirinden ayrı olduğu izlenimini vermek için alması ya da aksini yapması gibi ... Nevevi der ki: Kadının sakal, bıyık yahutalt dudağının altında, çenesi üzerinde tüy çıkması hali, bu yasağın dışında, istisna kabul edilir. Bu gibi tüylerini izale etmesi haram değildir. Hatta müstehaptır. Derim ki: Ancak buradaki mutlak ifade, kocanın izin vermesi ve bunu bilmesi kaydına bağlıdır. Aksi takdirde bu durum yoksa gerçeği gizleyip saklama dolayısı ile bu işi yapması yasaklanır. - Bazı Hanbeli alimleri de şöyle demiştir: Eğer kaşların aldırılması kötü kadınların ayırt edildiği en açık belirtilerden ise yasaktır. Aksi takdirde tenzihen mekruhtur. Bir rivayete göre kocanın izniyle caizdir. Ancak bu yolla görenin aldatılması söz konusu ise haram olur. Hanbelı alimleri derler ki: Kocanın izni ile olması şartıyla ağda yapmak, allık kullanmak ve süslenmek caizdir. Çünkü bu da kadının kocasına karşı zınetlenmesi kabilindendir. Nevevi der ki: Sözü geçen işleri yaparak süslenmek caizdir. Ağda (yüzdeki tüyleri yolmak) müstesnadır. Çünkü bu nimas kabilindendir
Narrated 'Alqama:`Abdullah cursed those women who practiced tattooing and those who removed hair from their faces and those who created spaces between their teeth artificially to look beautiful, such ladies as changed what Allah has created. Um Ya'qub said, "What is that?" `Abdullah said, "Why should I not curse those who were cursed by Allah's Messenger (ﷺ) and are referred to in Allah's Book?" She said to him "By Allah, I have read the whole Qur'an but I have not found such a thing. `Abdullah said, "By Allah, if you had read it (carefully) you would have found it. (Allah says:) 'And what the Apostle gives you take it and what he forbids you abstain (from it)
حَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ لَعَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ، وَالْوَاشِمَةَ وَالْمُسْتَوْشِمَةَ.
İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem saç ekleyen kadına, saç ekleten kadına, döğme yapan kadına ve döğme yaptıran kadına lanet etmiştir
Narrated Ibn `Umar:The Prophet (ﷺ) has cursed the lady who lengthens her hair artificially and the one who gets her hair lengthened, and also the lady who tattoos (herself or others) and the one who gets herself tattooed
حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، أَنَّهُ سَمِعَ فَاطِمَةَ بِنْتَ الْمُنْذِرِ، تَقُولُ سَمِعْتُ أَسْمَاءَ، قَالَتْ سَأَلَتِ امْرَأَةٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ ابْنَتِي أَصَابَتْهَا الْحَصْبَةُ، فَامَّرَقَ شَعَرُهَا، وَإِنِّي زَوَّجْتُهَا أَفَأَصِلُ فِيهِ فَقَالَ " لَعَنَ اللَّهُ الْوَاصِلَةَ وَالْمَوْصُولَةَ ".
Esma'dan, dedi ki: "Bir kadın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ey Allah'ın Rasulü; benim kızım kızamığa yakalandı ve bundan dolayı da saçları kırılıp döküldü. Ben onu evlendirdim. Saçına bir şeyler ekleyeyim mi, diye sordu.• Bunun üzerine Allah Rasulü: "Allah saçına ekleme yapana da, saçı eklenmiş olana da lanet etmiştir" buyurdu
Narrated Asma':A woman asked the Prophet (ﷺ) saying, "O Allah's Messenger (ﷺ)! My daughter got measles and her hair fell out. Now that I got her married, may I let her use false hair?" He said (to her), "Allah has cursed the lady who lengthens hair artificially and the one who gets her hair lengthened artificially
حَدَّثَنِي يُوسُفُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ دُكَيْنٍ، حَدَّثَنَا صَخْرُ بْنُ جُوَيْرِيَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَوْ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " الْوَاشِمَةُ وَالْمُوتَشِمَةُ، وَالْوَاصِلَةُ وَالْمُسْتَوْصِلَةُ ". يَعْنِي لَعَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم.
Abdullah İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim -yahut: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu-: "Allah döğme yapan kadına da, döğme yaptıran kadına da, saça ekleme yapan kadına da, saçına ekleten kadına da lanet etsin. Yani Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem lanet okudu
Narrated Ibn `Umar:I heard the Prophet (ﷺ) saying, (or the Prophet (ﷺ) said), "Allah has cursed the lady who practices tattooing and that who gets it done for herself, and also the lady who lengthens hair artificially and that who gets her hair lengthened artificially." The Prophet (ﷺ) has cursed such ladies
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَعَنَ اللَّهُ الْوَاشِمَاتِ، وَالْمُسْتَوْشِمَاتِ، وَالْمُتَنَمِّصَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ لِلْحُسْنِ، الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللَّهِ، مَا لِي لاَ أَلْعَنُ مَنْ لَعَنَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ فِي كِتَابِ اللَّهِ.
Ebu Mes'ud r.a.'dan, dedi ki: "Allah, -güzellik için Allah'ın hilkatini değiştiren kadınlara- döğme yapan kadınlara, döğme yaptıran kadınlara, tüylerini (kaşiarının tüylerini) aldıran kadınlara, dişlerini törpületip incelten kadınlara lanet etmiştir. Hem ben, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in lanet ettiği ve Allah'ın Kitabında da kendisine lanet edilmiş olanlara ne diye lanet etmeyeyim?" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Saçına ekleme yapılan ... " Bir başlık önce buna dair bahisler geçmiş bulunmaktadır. "Saçına saç ekleten", yani saçına bir şeyler ekletilmesini isteyen. "Kızamık", deride dağınık olarak çıkan ve çiçeğin bir türü olan kırmızı su toplamış kabarcıklardır
Narrated Ibn Mas`ud:Allah has cursed those women who practise tattooing or get it done for themselves, and those who remove hair from their faces, and those who create spaces between their teeth artificially to look beautiful, such ladies as change the features created by Allah. Why then shall I not curse those whom Allah's Messenger (ﷺ) has cursed and who are cursed in Allah's Book too?
حَدَّثَنِي يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْعَيْنُ حَقٌّ ". وَنَهَى عَنِ الْوَشْمِ.
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "The evil eye is a fact," and he forbade tattooing
حَدَّثَنِي ابْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ ذَكَرْتُ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَابِسٍ حَدِيثَ مَنْصُورٍ عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ،، فَقَالَ سَمِعْتُهُ مِنْ أُمِّ يَعْقُوبَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، مِثْلَ حَدِيثِ مَنْصُورٍ.
Ebu Hureyre r.a.'dan, dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Nazar değmesi haktır" diye buyurdu ve döğme yapmayı yasakladı
Narrated `Abdullah:(As above)