172 hadis bulundu · sayfa 1/9
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا مَهْدِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا غَيْلاَنُ بْنُ جَرِيرٍ، قَالَ قُلْتُ لأَنَسٍ أَرَأَيْتَ اسْمَ الأَنْصَارِ كُنْتُمْ تُسَمَّوْنَ بِهِ، أَمْ سَمَّاكُمُ اللَّهُ قَالَ بَلْ سَمَّانَا اللَّهُ، كُنَّا نَدْخُلُ عَلَى أَنَسٍ فَيُحَدِّثُنَا مَنَاقِبَ الأَنْصَارِ وَمَشَاهِدَهُمْ، وَيُقْبِلُ عَلَىَّ أَوْ عَلَى رَجُلٍ مِنَ الأَزْدِ فَيَقُولُ فَعَلَ قَوْمُكَ يَوْمَ كَذَا وَكَذَا كَذَا وَكَذَا.
Ğaylan b. Cerir'den dedi ki: "Enes'e sordum: Ne dersin? Ensar adını siz kullanıyor muydunuz yoksa bu adı size Allah mı verdi diye sordum? 0, hayır, bu adı bize Allah verdi, dedi. Biz de Enes'in yanına girerdik, o da bizlere Ensarın menkıbelerini ve bulundukları önemli olayları anlatırdı. Bana yahut da Ezdlilerden bir adama yönelir ve senin kavmin, filan ve filan günü şu şu işi yaptı, derdi. " Bu Hadis 3844 numara ile gelecektir
Narrated Ghailan bin Jarir:I asked Anas, "Tell me about the name 'Al-Ansar.; Did you call yourselves by it or did Allah call you by it?" He said, "Allah called us by it." We used to visit Anas (at Basra) and he used to narrate to us the virtues and deeds of the Ansar, and he used to address me or a person from the tribe of Al-Azd and say, "Your tribe did so-and-so on such-and-such a day
حَدَّثَنِي عُبَيْدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَانَ يَوْمُ بُعَاثَ يَوْمًا قَدَّمَهُ اللَّهُ لِرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم فَقَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَدِ افْتَرَقَ مَلَؤُهُمْ، وَقُتِلَتْ سَرَوَاتُهُمْ، وَجُرِّحُوا، فَقَدَّمَهُ اللَّهُ لِرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم فِي دُخُولِهِمْ فِي الإِسْلاَمِ.
Aişe r.anha dedi ki: "Buas günü Allah'ın, Resulü için önceden cereyan etmesini takdir ettiği bir gündür. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldiğinde onların ileri gelenleri tefrikaya (ayrılığa) düşmüş, onların hayırlıları öldürülmüş ve yaralanmış bulunuyordu. Bu sebeple yüce Allah bugünü Resulü için, onların İslam'a girmelerini sağlayan bir sebep olarak önceden takdir etmiş oldu." Bu Hadis 3846 ve 3930 numara ile gelecektir
Narrated `Aisha:The day of Bu'ath (i.e. Day of fighting between the two tribes of the Ansar, the Aus and Khazraj) was brought about by Allah for the good of His Apostle so that when Allah's Messenger (ﷺ) reached (Medina), the tribes of Medina had already divided and their chiefs had been killed and wounded. So Allah had brought about the battle for the good of H is Apostle in order that they (i.e. the Ansar) might embrace Islam
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَتِ الأَنْصَارُ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ ـ وَأَعْطَى قُرَيْشًا ـ وَاللَّهِ إِنَّ هَذَا لَهُوَ الْعَجَبُ، إِنَّ سُيُوفَنَا تَقْطُرُ مِنْ دِمَاءِ قُرَيْشٍ، وَغَنَائِمُنَا تُرَدُّ عَلَيْهِمْ. فَبَلَغَ ذَلِكَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَدَعَا الأَنْصَارَ قَالَ فَقَالَ " مَا الَّذِي بَلَغَنِي عَنْكُمْ ". وَكَانُوا لاَ يَكْذِبُونَ. فَقَالُوا هُوَ الَّذِي بَلَغَكَ. قَالَ " أَوَلاَ تَرْضَوْنَ أَنْ يَرْجِعَ النَّاسُ بِالْغَنَائِمِ إِلَى بُيُوتِهِمْ، وَتَرْجِعُونَ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى بُيُوتِكُمْ لَوْ سَلَكَتِ الأَنْصَارُ وَادِيًا أَوْ شِعْبًا، لَسَلَكْتُ وَادِيَ الأَنْصَارِ أَوْ شِعْبَهُمْ ".
Ebu't-Teyyah dedi ki: Enes r.a.'ı şöyle derken dinledim: "Ensar Mekke'nin fethedildiği günü --ki Kureyş'(in ileri gelelenlerin)e (ganimet) vermiş idi-- dediler ki: Allah'a yemin olsun, bu gerçekten hayret verici bir şey! Kılıçlarımızdan Kureyş'in kanları damlarken bizim ganimetIerirniz onlara geri veriliyor. Bu sözler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ulaşınca Ensarı çağırdı ve onlara dedi ki: Sizden bana ulaşan sözlerin mahiyeti nedir? -Onlar yalan söylemezlerdi.- Dediler ki: Sana ulaşanlar doğrudur. Şöyle buyurdu: İnsanlar ganimetler ile evlerine dönerken, siz de Resulullah sallallahu aleyhi ve selle m ile birlikte evlerinize dönmeye razı olmaz mısınız? Eğer Ensar bir vadiden yahut dağ arası bir yoldan gidecek olursa andolsun ben de Ensarın gittiği o vadiden yahut dağ arası o yoldan giderim." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ensarın menkıbeleri" Ensar, İslami bir isimdir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, -Enes'in rivayet ettiği hadiste görüldüğü gibi- bu adı. Evslilere, Hazredilere ve onlarla ile antlaşmalı olanlara vermiştir. Evsliler, Evs b. Harise'ye mensupturlar. Hazrediler ise el-Hazrec b. Harise'ye mensupturlar. Her ikisi de Kayle'nin oğullarıdır. Kayle ise annelerinin adı olup, babalarının adıHarise b. Amr b. Amir olup, EzdiiIerin nesebleri onda bir araya gelirler. Yüce Allah'ın: "Onlardan ewel Medine'yi yurt edinip, imana sahip olanlar" ayeti ile ilgili açıklamalar, daha önce Osman'ın menkıbelerinin girişinde geçmiş bulunmaktadır. "Girerdik" lafzı bu rivayette bu şekilde atıf edatı kullanılmakszın gelmiştir. Bu da Gaylan'ın sözü olup, Enes'in sözü değildir. "Enes'in yanına girerdik" ifadesi, Basra'da onun yanına girerdik, demektir. "Bana dönerek" bana hitap ederek. "Senin kavmin şunu yaptı." Yani gazalarda ve İslama yardım hususunda onların yaptıkları güzel işleri anlatırdı. "Buas günü" ibaresinde geçen "Buas" bir mekanın adıdır. Buranın Medine'den iki mil uzaklıkta" Kureyza oğulları yakınında bir kale olduğu söylendiği gibi bir mezraa olduğu da söylenmiştir. Burada Evs ile Hazrec arasında bir vakıa meydana gelmişti. Onlardan çok kimse bu vakada öldürülmüştü. Bu savaşta Evslilerin başkanı Useyd b. Hudayr'ın babası Hudayr idi. Ona Hudayru'l-Ketaib (birlikler Hudayr'ı) denilirdi. Bu vakada öldürüldü. O gün Hazreclilerin başında ise Amr b. Numan el-Beyadi vardı. O da bu vakada öldürülmüştür. Bu vakada zafer önce Hazreclilerin iken daha sonra Hudayr kavminin sebat edip geri dönmelerini sağladı ve Evsliler zaferi kazandılar. O günde Hudayr yaralandı ve bu vakada öldü. Sözkonusu bu olay hicretten beş yıl önce meydana gelmiştir. "Onların ileri gelenleri" hayırlıları demektir. "es-Serevat: Hayırlılar, ileri gelenler" lafzı "serM"ın çoğulu olup, bu da "seriy" lafzının çoğuludur. Bu da şerefli, soylu kimse demektir. "Mekke'nin fethedildiği gün" Mekke fethi yılında demektir. Çünkü sözü edilen ganimetler Huneyn ganimetIeri idi. Bu da Mekke fethinden iki ay sonra olmuştu
Narrated Anas:On the day of the Conquest of Mecca, when the Prophet (ﷺ) had given (from the booty) to the Quraish, the Ansar said, "By Allah, this is indeed very strange: While our swords are still dribbling with the blood of Quraish, our war booty is distributed amongst them." When this news reached the Prophet (ﷺ) he called the Ansar and said, "What is this news that has reached me from you?" They used not to tell lies, so they replied, "What has reached you is true." He said, "Doesn't it please you that the people take the booty to their homes and you take Allah's Messenger (ﷺ) to your homes? If the Ansar took their way through a valley or a mountain pass, I would take the Ansar's valley or a mountain pass
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَوْ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ أَنَّ الأَنْصَارَ سَلَكُوا وَادِيًا أَوْ شِعْبًا، لَسَلَكْتُ فِي وَادِي الأَنْصَارِ، وَلَوْلاَ الْهِجْرَةُ لَكُنْتُ امْرَأً مِنَ الأَنْصَارِ ". فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ مَا ظَلَمَ بِأَبِي وَأُمِّي، آوَوْهُ وَنَصَرُوهُ. أَوْ كَلِمَةً أُخْرَى.
Ebu Hureyre r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den, --diye yahut Ebu'l-Kasım dedi (diyerek)--: "Eğer Ensar bir vadiden yahut da bir dağ yolundan gidecek olsalar şüphesiz ben de Ensann vadisinden giderim. Eğer hicret olmasaydı, Ensardan bir kişi olurdum." Ebu Hureyre dedi ki: Babam, anam ona feda olsun. 0, bu sözü söylerken haksızlık etmedi. Onlar onu barındırdılar, ona yardım ettiler. Yahut da (buna yakın) başka bir söz söyledi. Bu Hadis 7244 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: el-Hattabı der ki: Nebi sallall€ıhu aleyhi ve sellern, bununla Ensarın kalplerini hoş tutmak istemiştir. Çünkü bu sözleri ile eğer hicretin üstünlüğü gibi bir engel olmasaydı, onlardan bir kişi olmaya razı olacağını ifade etmektedir. "Ebu Hureyre dedi ki: Haksızlık etmedi." Yani o bu sözü söylemekle haddi aşmadı ve onlara hak ettiklerinden fazlasını vermiş olmadı. Daha sonra Ebu Hureyre bunu: "Onu barındırdılar, ona yardım ettiler" sözleri ile açıklamaktadır. "Ya da bir başka söz söyledi." Muhtemelen maksat, onu ve ashabını mallarıyla kollayıp, gözetlediklerini kastetmiştir. "Ensarın vadisinden giderdim" sözleri ile de onlara güzel bir şekilde muvafakat edeceğini, onlara uygun hareket edeceğiı:ıi anlatmak istemiştir. Çünkü onların güzel komşuluklarını ve ahde vefalarını görmüş, bunlara tanık olmuştur. Yoksa maksat onlara tabi olacağı değildir. Çünkü her mu'minin kendisine uyması ve itaat etmesi farz olan, emrine itaat olunan kişi odur. 3. NEBİ S.A.V.'IN MUHACİHLER İLE ENSAR ARASINDA KARDEŞLİK KURMASI
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) or Abul-Qasim said, "If the Ansar took their way through a valley or a mountain pass, I would take Ansar's valley. And but for the migration, I would have been one of the Ansar." Abu Huraira used to say, "The Prophet (ﷺ) is not unjust (by saying so). May my parents be sacrificed for him, for the Ansar sheltered and helped him," or said a similar sentence
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ لَمَّا قَدِمُوا الْمَدِينَةَ آخَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَسَعْدِ بْنِ الرَّبِيعِ، قَالَ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ إِنِّي أَكْثَرُ الأَنْصَارِ مَالاً فَأَقْسِمُ مَالِي نِصْفَيْنِ، وَلِي امْرَأَتَانِ، فَانْظُرْ أَعْجَبَهُمَا إِلَيْكَ فَسَمِّهَا لِي أُطَلِّقْهَا، فَإِذَا انْقَضَتْ عِدَّتُهَا فَتَزَوَّجْهَا. قَالَ بَارَكَ اللَّهُ لَكَ فِي أَهْلِكَ وَمَالِكَ، أَيْنَ سُوقُكُمْ فَدَلُّوهُ عَلَى سُوقِ بَنِي قَيْنُقَاعَ، فَمَا انْقَلَبَ إِلاَّ وَمَعَهُ فَضْلٌ مِنْ أَقِطٍ وَسَمْنٍ، ثُمَّ تَابَعَ الْغُدُوَّ، ثُمَّ جَاءَ يَوْمًا وَبِهِ أَثَرُ صُفْرَةٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَهْيَمْ ". قَالَ تَزَوَّجْتُ. قَالَ " كَمْ سُقْتَ إِلَيْهَا ". قَالَ نَوَاةً مِنْ ذَهَبٍ. أَوْ وَزْنَ نَوَاةٍ مِنْ ذَهَبٍ، شَكَّ إِبْرَاهِيمُ.
İbrahim b. SaId babasından o da dedesinden rivayetle, dedi ki: "Medine'ye geldiklerinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Abdurrahman ile Sa'd b. er-Rebı'i kardeş yaptı. (Sa'd b. er-Rebı') Abdurrahman'a dedi ki: Ben Ensar arasında malı en çok olanım. Malımı ortadan ikiye böleceğim. İki tane de hanımım vardır. Bak, hangilerini daha çok beğenirsen söyle, ben de onu boşayayım. İddeti sona erince de onunla evlenirsin. Abdurrahman dedi ki: Allah aileni de, malını da senin için mübarek kılsın. Pazarınız nerede? . Ona Kaynuka oğullarının pazarını gösterdiler. Geri döndüğünde beraberinde bir miktar keş ve yağ artmıştı. Daha sonra sabah erkenden pazara gitmeyi sürdürdü. Arkasından bir gün üzerinde zaferan izi bulunduğu halde geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Hayrola deyince, Abdurrahman: Evlendim dedi. Peki hanımına ne kadar mehir verdin, diye sordu. Abdurrahman: Bir çekirdek kadar altın --yahut da bir çekirdek ağırlığı kadar altın-- dedi." Şüphe eden (ravilerden) İbrahim'dir
Narrated Sa`d's father:When the emigrants reached Medina. Allah's Messenger (ﷺ) established the bond of fraternity between `Abdur-Rahman and Sa`d bin Ar-Rabi. Sa`d said to `Abdur-Rahman, "I am the richest of all the Ansar, so I want to divide my property (between us), and I have two wives, so see which of the two you like and tell me, so that I may divorce her, and when she finishes her prescribed period (i.e. 'Idda) of divorce, then marry her." `Abdur-Rahman said, "May Allah bless your family and property for you; where is your market?" So they showed him the Qainuqa' market. (He went there and) returned with a profit in the form of dried yogurt and butter. He continued going (to the market) till one day he came, bearing the traces of yellow scent. The Prophet (ﷺ) asked, "What is this (scent)?" He replied, "I got married." The Prophet (ﷺ) asked, "How much Mahr did you give her?" He replied, "I gave her a datestone of gold or a gold piece equal to the weight of a date-stone." (The narrator, Ibrahim, is in doubt as to which is correct)
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ قَالَ قَدِمَ عَلَيْنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ، وَآخَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَهُ وَبَيْنَ سَعْدِ بْنِ الرَّبِيعِ، وَكَانَ كَثِيرَ الْمَالِ، فَقَالَ سَعْدٌ قَدْ عَلِمَتِ الأَنْصَارُ أَنِّي مِنْ أَكْثَرِهَا مَالاً، سَأَقْسِمُ مَالِي بَيْنِي وَبَيْنَكَ شَطْرَيْنِ، وَلِي امْرَأَتَانِ، فَانْظُرْ أَعْجَبَهُمَا إِلَيْكَ فَأُطَلِّقُهَا، حَتَّى إِذَا حَلَّتْ تَزَوَّجْتَهَا. فَقَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بَارَكَ اللَّهُ لَكَ فِي أَهْلِكَ. فَلَمْ يَرْجِعْ يَوْمَئِذٍ حَتَّى أَفْضَلَ شَيْئًا مِنْ سَمْنٍ وَأَقِطٍ، فَلَمْ يَلْبَثْ إِلاَّ يَسِيرًا، حَتَّى جَاءَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَلَيْهِ وَضَرٌ مِنْ صُفْرَةٍ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَهْيَمْ ". قَالَ تَزَوَّجْتُ امْرَأَةً مِنَ الأَنْصَارِ. فَقَالَ " مَا سُقْتَ فِيهَا ". قَالَ وَزْنَ نَوَاةٍ مِنْ ذَهَبٍ، أَوْ نَوَاةً مِنْ ذَهَبٍ، فَقَالَ " أَوْلِمْ وَلَوْ بِشَاةٍ ".
Enes r.a.'dan dedi ki: "Abdurrahman b. Avf bize geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onu ve Sa'd b. er-Rebi'i kardeş yaptı. --Sa'd malı çok olan birisi idi.-- Said dedi ki: Ensar da bilir ki ben Ensar arasında malı en çok olan birisiyim. Malımı kendim ve senin aranda iki eşit parçaya böleceğim. Benim iki tane de hanımım var. Bak onların hangisini daha çok beğenirsen onu boşayayım. İddeti bitti mi de onunla evlenirsin. Abdurrahman dedi ki: Allah aileni sana mübarek kılsın. O gün geri döndüğünde bir miktar yağ ve keş arttırmıştı. Aradan fazla zaman geçmeden Reslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına üzerinde za'feran parçaları bulaşmış olarak geldi. Reslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Hayrola, diye sordu. O, Ensardan bir kadın ile evlendim, dedi. Mehir olarak ona ne verdin, diye sordu. O, bir hurma çekirdeği ağırlığı kadar altın --ya da, bir hurma çekirdeği kadar altın-- dedC Allah Reslilü: Bir koyun ile dahi olsa düğün ziyafeti ver, diye buyurdu
Narrated Anas:When `Abdur-Rahman bin `Auf came to us, Allah's Messenger (ﷺ) made a bond of fraternity between him and Sa`d bin Ar-Rabi` who was a rich man, Sa`d said, "The Ansar know that I am the richest of all of them, so I will divide my property into two parts between me and you, and I have two wives; see which of the two you like so that I may divorce her and you can marry her after she becomes lawful to you by her passing the prescribed period (i.e. 'Idda) of divorce. `Abdur Rahman said, "May Allah bless you your family (i.e. wives) for you." (But `Abdur-Rahman went to the market) and did not return on that day except with some gain of dried yogurt and butter. He went on trading just a few days till he came to Allah's Messenger (ﷺ) bearing the traces of yellow scent over his clothes. Allah's Messenger (ﷺ) asked him, "What is this scent?" He replied, "I have married a woman from the Ansar." Allah's Apostle asked, "How much Mahr have you given?" He said, "A date-stone weight of gold or a golden date-stone." The Prophet (ﷺ) said, "Arrange a marriage banquet even with a sheep
حَدَّثَنَا الصَّلْتُ بْنُ مُحَمَّدٍ أَبُو هَمَّامٍ، قَالَ سَمِعْتُ الْمُغِيرَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَتِ الأَنْصَارُ اقْسِمْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمُ النَّخْلَ. قَالَ " لاَ ". قَالَ يَكْفُونَا الْمَئُونَةَ وَتُشْرِكُونَا فِي التَّمْرِ. قَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا.
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Ensar: Bizimle onlar arasında hurma ağaçlarını paylaştır, dedi. O, hayır diye buyurdu. Bu sefer, siz ağaçların bakımını bizim yerimize yaparsınız, mahsulde de bize ortak olursunuz dedi(ler}. (Muhacirler) dinledik ve itaat ettik, dediler." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Muhacirler ile Ensarı kardeş yapması." İleride Meğazi bölümünden biraz önce hicret ile ilgili başlıklar sırasında buna dair geniş açıklamalar gelecektir. "Medine'ye geldiklerinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Abdurrahman b. Avf ile Sa'd b. er-Reb'i'i kardeş yaptl." Sa'd b. er-Reb'il b. Amr b. Ebi Zuheyr, Ensari ve Hazredi olup Nakiblerden birisidir. Uhud günü şehit düşmüştür. Abdurrahman b. Avfın evlenmesi ile ilgili bilgi, Nikah bölümünde, Velime (düğün yemeği) başlığında gelecektir. "Ensar, hurma ağaçlarını bizimle onlar arasında paylaştır, dediler." Onlardan kasıt Muhacirlerdir. Buna dair açıklamalar da Muzaraa bahsinde geçmiş bulunmaktadır. Burada Ensarın açıkça bir fazileti görülmektedir
Narrated Abu Huraira:The Ansar said (to the Prophet (ﷺ) ), "Please divide the date-palm trees between us and them (i.e. emigrants)." The Prophet (ﷺ) said, "No." The Ansar said, "Let them (i.e. the emigrants) do the labor for us in the gardens and share the date-fruits with us." The emigrants said, "We accepted this
حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَدِيُّ بْنُ ثَابِتٍ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَوْ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " الأَنْصَارُ لاَ يُحِبُّهُمْ إِلاَّ مُؤْمِنٌ، وَلاَ يُبْغِضُهُمْ إِلاَّ مُنَافِقٌ، فَمَنْ أَحَبَّهُمْ أَحَبَّهُ اللَّهُ، وَمَنْ أَبْغَضَهُمْ أَبْغَضَهُ اللَّهُ ".
Bera r.a. dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i (şöyle buyururken) dinledim --ya da, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dedi-: "Ensar'ı ancak mu'min olan bir kimse sever, onlara ancak münafık olan birisi buğzeder. Onlan seveni Allah da sever, onlara buğzedene Allah da buğzeder."
Narrated Al-Bara:I heard the Prophet (ﷺ) saying (or the Prophet (ﷺ) said), "None loves the Ansar but a believer, and none hates them but a hypocrite. So Allah will love him who loves them, and He will hate him who hates them
Diğer tahric edenler: Tirmizî, Menakîb; Müslim, İman Tirmizî: Bu hadis sahihtir
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " آيَةُ الإِيمَانِ حُبُّ الأَنْصَارِ، وَآيَةُ النِّفَاقِ بُغْضُ الأَنْصَارِ ".
Enes b. Malik r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söyledi: buyurdu ki: "İman'ın alameti Ensarı sevmektir. Münafıklığın alameti de Ensara buğzetmektir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ensarı sevmek" yani onları sevmenin fazileti. Bu başlık altında el-Bera yoluyla gelen "onları ancak mu'min bir kişi sever" hadisini ve Enes'in: "İmanın alameti Ensarı sevmektir" hadisini zikretmiş bulunmaktadır. İbnu't-Tın der ki: Maksat onların hepsini sevmek ve onların hepsine buğzetmektir. Çünkü böyle bir şeyancak din adına yapılır. Kendisi adına buğzetmenin uygun olduğu bir husus dolayısıyla birilerine buğzeden bir kimse, bu kapsama girmez. Bu da güzel bir açıklamadır. İman bölümünde hadisin şerhine dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır
Narrated Anas bin Malik:The Prophet (ﷺ) said, "The sign of Belief is to love the Ansar, and the sign of hypocrisy is to hate the Ansar
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ رَأَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم النِّسَاءَ وَالصِّبْيَانَ مُقْبِلِينَ ـ قَالَ حَسِبْتُ أَنَّهُ قَالَ مِنْ عُرُسٍ ـ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مُمْثِلاً، فَقَالَ " اللَّهُمَّ أَنْتُمْ مِنْ أَحَبِّ النَّاسِ إِلَىَّ ". قَالَهَا ثَلاَثَ مِرَارٍ.
Enes r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadınlarla çocukları gelirlerken -ravi: Zannederim o, bir düğünden ... dedi- gördü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayağa kalkarak: Allah'ım, sizler insanlar arasında en sevdiğim kişilersiniz, diyıe buyurdu. Bu sözlerini üç defa tekrarladL" Bu Hadis 5180 numara ile gelecektir
Narrated Anas:The Prophet (ﷺ) saw the women and children (of the Ansar) coming forward. (The sub-narrator said, "I think that Anas said, 'They were returning from a wedding party.") The Prophet (ﷺ) stood up and said thrice, "By Allah! You are from the most beloved people to me
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ كَثِيرٍ، حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي هِشَامُ بْنُ زَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ جَاءَتِ امْرَأَةٌ مِنَ الأَنْصَارِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهَا صَبِيٌّ لَهَا، فَكَلَّمَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، إِنَّكُمْ أَحَبُّ النَّاسِ إِلَىَّ ". مَرَّتَيْنِ.
Yine Enes r.a. dedi ki: "Ensardan bir kadın, beraberinde küçük bir çocuğu olduğu halde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O kadınla konuşup şöyle buyurdu: Nefsim elinde olan'a yemin ederim ki siz, insanlar arasında en sevdiğim kişilersiniz. Bu sözlerini iki defa tekrarladı. " Bu Hadis 5234 ve 6645 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ensar'a: Sizler insanlar arasında en sevdiğim kişilersiniz demesi." Bu, topluluklarını kastetmek üzere söylenmiştir. Yani sizin tümünüzü sizden başkalarının tümüne göre daha çok seviyorum. Böylelikle "insanlar arasında en sevdiğin kişi kimdir" sorusuna "Ebu Bekir'dir" diye cevap verdiği şeklinde daha önce geçmiş olan hadisteki buyrukları ile çelişmem iş olur. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayağa kalktı." İbnu't-Tın der ki: Fiil bu şekilde rubai olarak kullanılmıştır. Fakat dilcilerin zikrettikleri ise: Mesule er-reculü, musulen şeklinde, ayakta dikilmeyi anlatmak üzere ve sülasi (üç harfli olarak) kullanılır. "Resulullah salı allah u aleyhi ve sellem onunla konuştu." Yani kendisine sorduğu soruya cevap verdi yahut da onun söze karışmasını sağlamak amacıyla onunla önce kendisi konuştu
Narrated Anas bin Malik:Once an Ansari woman, accompanied by a son of hers, came to Allah's Messenger (ﷺ). Allah's Messenger (ﷺ) spoke to her and said twice, "By Him in Whose Hand my life is, you are the most beloved people to me
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، سَمِعْتُ أَبَا حَمْزَةَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ، قَالَتِ الأَنْصَارُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ لِكُلِّ نَبِيٍّ أَتْبَاعٌ، وَإِنَّا قَدِ اتَّبَعْنَاكَ، فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَ أَتْبَاعَنَا مِنَّا. فَدَعَا بِهِ. فَنَمَيْتُ ذَلِكَ إِلَى ابْنِ أَبِي لَيْلَى. قَالَ قَدْ زَعَمَ ذَلِكَ زَيْدٌ.
Zeyd b. Erkam'dan rivayete göre "Ensar, Ey Allah'ın Resulü, her bir Nebie tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olanları bizden kılması için Allah'a dua buyur, dediler. O da bunun için dua etti." Bunu ben (Amr b. Murre), İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O: "Zeyd de böyle demiştir" dedi. Bu Hadis 3788 numara ile gelecektir
Narrated Zaid bin Al-Arqam:The Ansar said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! Every prophet has his own followers and we have followed you. So will you invoke Allah to let our followers be considered from us (as Ansar too)?" So he invoked Allah accordingly
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَمْزَةَ ـ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ ـ قَالَتِ الأَنْصَارُ إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ أَتْبَاعًا، وَإِنَّا قَدِ اتَّبَعْنَاكَ، فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَ أَتْبَاعَنَا مِنَّا. قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اللَّهُمَّ اجْعَلْ أَتْبَاعَهُمْ مِنْهُمْ ". قَالَ عَمْرٌو فَذَكَرْتُهُ لاِبْنِ أَبِي لَيْلَى. قَالَ قَدْ زَعَمَ ذَاكَ زَيْدٌ. قَالَ شُعْبَةُ أَظُنُّهُ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ.
Amr b. Murre dedi ki: Ensardan bir adam olan Ebu Hamza'yı şöyle derken dinledim: "Ensar, Şüphesiz her bir kavme tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olacakları bizden kılması için Allah'a dua et, dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım, bunlara tabi olacakları kendilerinden kıl, diye dua etti." Amr dedi ki: Ben bunu İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O, Zeyd de böyle demiştir, dedi. Şu'be: Zannederim o(nun kastettiği) Zeyd b. Erkam'dır, dedi. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ensara tabi olanlar" yani onlarla antIaşması bulunanlar ve meval1ler. "Bize tabi olacakları bizden kılması. .. " Ensar hakkında iyilik yapılması ve benzeri vasiyetin onları da kapsaması için onlara da Ensar denilmesi demektir. "O da bu duayı yaptı." İstedikleri gibi dua etti. Bundan sonraki rivayette de: "Allah'ım, onlara tabi olanları kendilerinden kıl:Jı ile bunu açıklamış bulunmaktadır. ( "Ben de bunu aktardım" yani naklettim)
Narrated Abu Hamza:(A man from the Ansar) The Ansar said, "Every nation has followers and (O Prophet) we have followed you, so invoke Allah to let our followers be considered from us (as Ansar like ourselves)." So the Prophet (ﷺ) said, "O Allah! Let their followers be considered as Ansar like themselves
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي أُسَيْدٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " خَيْرُ دُورِ الأَنْصَارِ بَنُو النَّجَّارِ، ثُمَّ بَنُو عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ بَنُو الْحَارِثِ بْنِ خَزْرَجٍ، ثُمَّ بَنُو سَاعِدَةَ، وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ". فَقَالَ سَعْدٌ مَا أَرَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ قَدْ فَضَّلَ عَلَيْنَا فَقِيلَ قَدْ فَضَّلَكُمْ عَلَى كَثِيرٍ. وَقَالَ عَبْدُ الصَّمَدِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، سَمِعْتُ أَنَسًا، قَالَ أَبُو أُسَيْدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا، وَقَالَ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ.
Ebu Useyd r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ensar evlerinin en hayırlısı, Neccar oğullarıdır, sonra Abdu'l-Eşhel oğulları, sonra el-Haris b. el-Hazrec oğulları, sonra Saide oğullarıdır. Bununla birlikte bütün Ensar ailelerinde hayır vardır. Sa'd, benim gördüğüm kadarıyla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem başkalarını bize üstün tutmuştur, dedi. Bunun üzerine, gerçekte o sizi pek çok kimseye üstün kılmıştır, denildi. " Bu Hadis 3790,3807 ve 6053 numara ile gelecektir
Narrated Abu Usaid:The Prophet (ﷺ) said, "The best of the Ansar's families (homes) are those of Banu An-Najjar and then (those of) Banu `Abdul Ash-hal, then (those of) Banu Al-Harith bin Al-Khazraj and then (those of) Banu Sa`ida; nevertheless, there is good in all the families (houses) of the Ansar." On this, Sa`d (bin Ubada) said, "I see that the Prophet (ﷺ) has preferred some people to us." Somebody said (to him), "No, but he has given you superiority to many." (Hadith similar to above with a different chain)
حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى، قَالَ أَبُو سَلَمَةَ أَخْبَرَنِي أَبُو أُسَيْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " خَيْرُ الأَنْصَارِ ـ أَوْ قَالَ خَيْرُ دُورِ الأَنْصَارِ ـ بَنُو النَّجَّارِ وَبَنُو عَبْدِ الأَشْهَلِ وَبَنُو الْحَارِثِ وَبَنُو سَاعِدَةَ ".
Yine onun (Ebu Useyd) r.a.'ın, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinlediği rivayet edilmiştir: "Ensarın en hayırlıları --ya da Ensar evlerinin en hayırlıları, diye buyurdu-- Neccar oğulları, Abdu'l-Eşhel oğulları, elHaris oğulları ve Sazde oğullarıdır
Narrated Abu Usaid:That he heard the Prophet (ﷺ) saying, "The best of the Ansar, or the best of the Ansar families (homes) are Banu An-Najjar, Bani `Abdul Ash-hal, Banu Al-Harith and Banu Sai'da
حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ يَحْيَى، عَنْ عَبَّاسِ بْنِ سَهْلٍ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ خَيْرَ دُورِ الأَنْصَارِ دَارُ بَنِي النَّجَّارِ، ثُمَّ عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ دَارُ بَنِي الْحَارِثِ، ثُمَّ بَنِي سَاعِدَةَ، وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ". فَلَحِقْنَا سَعْدَ بْنَ عُبَادَةَ فَقَالَ أَبَا أُسَيْدٍ أَلَمْ تَرَ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيَّرَ الأَنْصَارَ فَجَعَلَنَا أَخِيرًا فَأَدْرَكَ سَعْدٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، خُيِّرَ دُورُ الأَنْصَارِ فَجُعِلْنَا آخِرًا. فَقَالَ " أَوَلَيْسَ بِحَسْبِكُمْ أَنْ تَكُونُوا مِنَ الْخِيَارِ ".
Ebu Humeyd'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz Ensarın evlerinin en hayırlısı Neccar oğullarının evi, sonra Abdu'l-Eşhel, sonra el-Haris oğullarının, sonra Saide oğullarının evleridir. Bununla birlikte Ensarın bütün evlerinde hayır vardır. Biz arkasından Sa'd b. Ubade'ye yetiştik. (Ebu Hammad): Ey Ebu Useyd, Allah'ın Nebi'i Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ensar arasında hayırlı olanlari sıralarken bizi en sona bıraktığını görmedin mi? dedi. Sa'd, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in arkasından yetişti ve, ey Allah'ın Resulü, Ensarın evleri arasında hayırlı olanlar söylendi de biz en sona bırakıldık, dedi. Allah Resulü: Hayırlı olanlar arasında olmak size yetmez mi, diye buyurdu." . Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ensarın evlerinin fazileti" onların konakladıkları yerler kastedilmektedir. "Ebu Useyd" es-Said! olup, künyesi ile meşhurdur. Adının Malik olduğu söylenmiştir. "Ensarın evlerinin en hayırlısı Neccar oğullarıdır." Bunlar Hazredilerdendir. en-Neccar denilen kişi Teymullah'ın kendisidir. Ona bu adın veriliş sebebi ise bir adama vurduğu bir darbe ile bir tarafını kesmesidir. Bundan dolayı ona en-Neccar denilmiştir. Babasının adı Sa'lebe b. Amr olup, Hazredilerdendir. "Sonra Abdu'l-Eşhel oğullarıdır." Bunlar da Evs'tendir. Adı Abdu'I-Eşhel b. Cuşem b. el-Haris b. el-Hazrec el-Asğar b. Amr b. Malik b. el-Evs b. Harise'dir. "Sonra da el-Haris b. el-Hazrec oğullarıdır." Bu da el-Hazrec el-Ekber olup, İbn Amr b. Malik -sözü geçen- b. el-Evs b. Harise'diY:' "Sonra Saide oğullarıdır." Bunlar da Hazredidir. Saide b. Ka'b b. el-Hazrec el-Ekber'dir. "Ensar evlerinin en hayırlılarıdır. Bununla birlikte Ensarın bütün evlerinde hayır vardır." Birinci "hayırlıdır" daha faziletlidir anlamındadır, ikincisi ise bütün Ensar için sözkonusu olan -farklı mertebelerde olsa dahi- fazilettir. "Said b. Ubade" dedi. Said da Saide oğullarındandır. O gün için onların ileri gelenleri (büyükleri) idi. "Hayırlılardan olmak size yetmez mi?" Faziletlilerden olmak size yetmez mi demektir. Çünkü onlar kendilerine göre daha aşağıda olanlara nisbetle daha faziletlidirler. Aralarındaki bu fazilet mertebesi daha erken İslama girmeye, yüce Allah'ın kelimesini yükseltmek için çalışmaya ve benzeri hususlara göre yapılmış gibidir
Narrated Abu Humaid:The Prophet (ﷺ) said, "The best of the Ansar families (homes) are the families (homes) of Banu An- Najjar, and then that of Banu `Abdul Ash-hal, and then that of Banu Al-Harith, and then that of Banu Saida; and there is good in all the families (homes) of the Ansar." Sa`d bin 'Ubada followed us and said, "O Abu Usaid ! Don't you see that the Prophet (ﷺ) compared the Ansar and made us the last of them in superiority? Then Sa`d met the Prophet (ﷺ) and said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! In comparing the Ansar's families (homes) as to the degree of superiority, you have made us the last of them." Allah's Messenger (ﷺ) replied, "Isn't it sufficient that you are regarded amongst the best?
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أُسَيْدِ بْنِ حُضَيْرٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَلاَ تَسْتَعْمِلُنِي كَمَا اسْتَعْمَلْتَ فُلاَنًا قَالَ " سَتَلْقَوْنَ بَعْدِي أَثَرَةً فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي عَلَى الْحَوْضِ ".
Useyd b. Hudayr r.a.'dan rivayete göre "Ensardan bir adam: Ey Allah'ın Resulü, filan kimseyi görevlendirdiğin gibi bana da görev vermez( misin, dedi. Allah Resulü şöyle buyurdu: Benden sonra (sizlere başkalarının) tercih edildiğini göreceksiniz. Havz'ın başında benimle karşılaşıncaya kadar sabredin iz. " Bu Hadis 7057 numara da var
Narrated Usaid bin Hudair:A man from the Ansar said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! Will you appoint me as you have appointed so-and-so?" The Prophet (ﷺ) said, "After me you will see others given preference to you; so be patient till you meet me at the Tank (i.e. Lake of Kauthar). (on the Day of Resurrection)
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لِلأَنْصَارِ " إِنَّكُمْ سَتَلْقَوْنَ بَعْدِي أَثَرَةً فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي، وَمَوْعِدُكُمُ الْحَوْضُ ".
Enes b. Malik r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ensara şöyIe dedi: Sizler benden sonra (sizlere) başkalarının tercih edildiğini göreceksiniz. Bu sebeple benimle karşılaşacağınız vakte kadar sabrediniz. Sizinle buluşma yerimiz de Havz(ın başı)dır
Narrated Anas bin Malik:The Prophet (ﷺ) said to the Ansar, "After me you will see others given preference to you; so be patient till you meet me, and your promised place (of meeting) will be the Tank (i.e. Lake of Kauthar)
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ حِينَ خَرَجَ مَعَهُ إِلَى الْوَلِيدِ قَالَ دَعَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الأَنْصَارَ إِلَى أَنْ يُقْطِعَ لَهُمُ الْبَحْرَيْنِ. فَقَالُوا لاَ، إِلاَّ أَنْ تُقْطِعَ لإِخْوَانِنَا مِنَ الْمُهَاجِرِينَ مِثْلَهَا. قَالَ " إِمَّا لاَ، فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي، فَإِنَّهُ سَيُصِيبُكُمْ بَعْدِي أُثْرَةٌ ".
Yahya b. Sa'd'dan rivayete göre o, Enes b. Malik r.a. ile eI-Velid'in yanına gittiği zaman (ona) şöyIe dediğini dinlemiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ensarı onIara Bahreyn'i ikta oIarak vermeye davet etti (teklif etti). OnIar ise kardeşIerimiz Muhacirlere onun gibisini ikta oIarak vermedikçe oImaz, dediler. Şöyle buyurdu: Madem kabul etmiyorsunuz, o halde benimle karşılaşacağınız vakte kadar sabrediniz. Gerçek şu ki benden sonra (size) başkalarının tercih edildiğini göreceksiniz." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ensara: Havz'ın başında benimIe karşılaşıncaya kadar sabrediniz, diye buyurmas!." Yani o Ensara böyIe hitap etmişti. "Bunu Abdullah b. Zeyd nakletmiştir." Ab4ıa-h b. Zeyd b. Asım eI-Mazini'dir. Onun bu hadisini müellif mevsuI bir sened ile bundan daha tam oIarak iIeride yüce Allah'ın izniyIe geIeceği gibi Huneyn gazvesinde zikretmiş buIunmaktadır. "Bana görev vermez misin?" Yani beni de sadaka topIamak yahut bir böIgeyi yönetmek üzere görevIendirmez misin? "Benden sonra başkaIarının (size) tercih edildiğini göreceksiniz." BununIa yönetim işinin başkaIarının eline geçeceğine ve Ensar dışarıda tutuIarak malların başkalarının elinde bulunacağına işaret etmektedir. Durum Reso.lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in anlattığı gibi olmuştur. Bu da onun gelecekte gerçekleşeceğini haber verip, haber verdiği şekilde meydana gelen haberler arasında sayılmaktadır. İleride Fiten bahsinde buna dair geniş açıklamalar gelecektir. "Sizinle buluşma yerimiz Havz(ın başıdır.)" Kıyamet gününde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Havzı başında demektir. "Onunla" yolculuğa "gittiği zaman." "el-Velid b. Abdulmelik b. Mervan ... " Enes, Haccac kendisini rahatsız edince Basra'dan Dımaşk'a onu el-Velid b. Abdulmelik'e şikayet etmek üzere gitmişti. Velid de Enes'in Haccac'dan hakkını almıştı. 9. NEBİ S.A.V.'İN: "(ALLAH'IM) ENSAR İLE MUHACİRİ ISLAH ET" DİYE DUA ETMESİ
Narrated Yahya bin Sa`id:That he heard Anas bin Malik when he went with him to Al-Walid, saying, "Once the Prophet (ﷺ) called the Ansar in order to give them the territory of Bahrain they said, 'No, unless you give to our emigrant brethren a similar share.' On that he said 'If you do not agree to it, then be patient till you meet me, for after me others will be given preference to you
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو إِيَاسٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ عَيْشَ إِلاَّ عَيْشُ الآخِرَةِ، فَأَصْلِحِ الأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَةَ ". وَعَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ، وَقَالَ فَاغْفِرْ لِلأَنْصَارِ.
Enes b. Malik r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yaşamak dediğin ahiret hayatıdır. Allah'ım, ıslah et Ensar ile Muhacirleri." Katade de, Enes r.a.'dan bunun gibisini rivayet etmiş ve: "Ensara mağfiret et" diye eklemiştir
Narrated Anas bin Malik:Allah's Messenger (ﷺ) said, "There is no life except the life of the Hereafter; so, O Allah! Improve the state of the Ansar and the Muhajirun." And Anas added that the Prophet (ﷺ) also said, "O Allah! Forgive the Ansar