Sahîh-i Buhârî, 5717. Hadis

Göster:
Sahîh-i Buhârî No. 5717 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَغَيْرُهُ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ عَدْوَى وَلاَ صَفَرَ وَلاَ هَامَةَ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَمَا بَالُ إِبِلِي تَكُونُ فِي الرَّمْلِ كَأَنَّهَا الظِّبَاءُ فَيَأْتِي الْبَعِيرُ الأَجْرَبُ فَيَدْخُلُ بَيْنَهَا فَيُجْرِبُهَا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ فَمَنْ أَعْدَى الأَوَّلَ ‏"‏‏.‏ رَوَاهُ الزُّهْرِيُّ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ وَسِنَانِ بْنِ أَبِي سِنَانٍ‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Hastalığın bulaşması da yoktur, safer de yoktur, Hame (baykuşun uğursuzluğu) da yoktur, buyurdu. Bunun üzerine bir bedevi: Ey Allah'ın Rasulü, o halde neden benim develeri m çölde kumlarda ceylanlar gibi iken uyuz bir deve geliyor, aralarına girip onları da uyuz ediyor, diye sordu. Allah Rasulü: Peki o ilkine o hastalığı bulaştıran kimdi, diye karşılık verdi." Bunu ez-Zührl, Ebu Seleme ile Sinan b. Ebi Sinan'dan diye rivayet etmiştir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Safer -ki o, karında görülen bir ağrı dır- yoktur." Buhari, safer'i bu şekilde kesin bir ifade ile açıklamış bulunmaktadır. Ama Ebu Ubeyde Ma'mer b. el-Müsenna, Garibu'l-Hadis adlı eserinde Yunus b. Ubeyd el-Cerml'den şunu rivayet etmektedir: Yunus, Ru'be b. el-Accac'a (safer'in ne olduğunu) sormuş, Ru'be: O, davarlara ve insanlara isabet eden, karında görülen bir yılandır (şerit) ve bu Araplara göre uyuzdan daha çok bulaşıcıdır, demiştir. Bu açıklamaya göre safer'in kabul edilmeyişinden maksat, bulaşıcı olduğuna dair inançlarının reddedilmesidir. Buhari'nin bu görüşü ağırlıklı ve tercihedeğer görmesi, hadiste el-adva (hastalığın bulaşması) ile birlikte zikredilmiş olmasından dolayıdır. Taberi de aynı şekilde bu görüşü tercih etmiştir. Şöyle de açıklanmıştır: Safer ile kastedilen, yılandır. Ama bunun olmadığını söylemekten maksat, onların bu• hastalığa yakalanan kimsenin öleceğine dair inançlarının reddedilmesidir. Şeriat koyucu, ölümün ancak ecelin sona ermesi ile meydana geleceğini belirterek bu inancı reddetmiş bulunmaktadır. Bu açıklama şekli Cabir'den rivayet edilmiş bulunmaktadır. Cabir de "safer yoktur" hadisinin ravilerinden birisidir. Bu açıklamayı et-Taberi yapmıştır. Safer ile ilgili bir başka görüş daha vardır. O da şudur: Bundan maksat safer ayıdır. Şöyle ki, Araplar daha önce Hac bölümünde açıklandığı üzere, safer ayını haram ay yapıyor ve muharrem ayını helal ay kılıyorlardı. İslam gelerek onların yaptıkları bu uygulamaları reddetti. Bundan dolayı da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Safer yoktur" diye buyurdu

Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, 'There is no 'Adwa (no disease is conveyed from the sick to the healthy without Allah's permission), nor Safar, nor Hama." A bedouin stood up and said, "Then what about my camels? They are like deer on the sand, but when a mangy camel comes and mixes with them, they all get infected with mangy." The Prophet (ﷺ) said, "Then who conveyed the (mange) disease to the first one?

Bu hadis Sahîh-i Buhârî’de yer alır. Ümmet, Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir.

Kaynak: Sahîh-i Buhârî, “Tıp” bölümü, hadis no. 5717.

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya