حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَطَاءُ بْنُ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا أَنْزَلَ اللَّهُ دَاءً إِلاَّ أَنْزَلَ لَهُ شِفَاءً ".
Ebu Hureyre r.a.'dan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah ne kadar hastalık indirmişse, mutlaka onun için bir de şifa indirmiştir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Mutlaka onun için bir de şifa indirmiştir." Tank b. Şihab'ın, İbn Mesud'dan Nebie merfu' olarak naklettiği rivayette: "Şüphesiz Allah nekadar hastalık indirmişse mutlaka onun için bir de şifa indirmiştir. O halde tedavi olunuz" şeklindedir. Bunu da Nesai, sahih olduğunu belirterek İbn Hibban ve Hakim rivayet etmişlerdir. İmam Ahmed de Enes'ten: "Allah hastalığı yarattığı vakit ilaCi da halk etti. O halde tedavi olunuz." Üsame b. Şerik yoluyla gelen hadiste de şöyle denilmektedir: "Ey Allah'ın kulları, tedavi olunuz. Çünkü Allah şifasını indirmediği hiçbir hastalık vermemiştir. Bundan tek bir hastalık müstesnadır. O da yaşlanmaktır!' Bu hadisi Ahmed, el-Edebu'I-Müfred'de Buhari, dört Sünen sahibi - sahih olduğunu belirterek Tirmizi- de rivayet etmişlerdir. İbn Mes’ud'un rivayet ettiği hadiste herkesin bilmediği bazı ilaçlara da işaret vardır. Bunların hepsinde de sebepler ayrıca kabul edilmektedir. Bu, bunların Allah'ın izni ve takdiri ile etki ettiklerine, kendilerinin bizzat bir fayda sağlamayıp aksine yüce Allah'ın onlardaki takdiri ile etki yaptıklarına inanan kimse için Allah'a tevekküle aykırı değildir. Ayrıca ilaç, eğer Allah takdir etmişse bazı hallerde hastalığa dahi dönüşebilir. İşte Cabir'in rivayet ettiği hadiste "Allah'ın izni ile" lafzı buna işaret etmektedir. Kısacası bütün bunların etkili olup olmaması, Allah'ın takdir ve iradesi etrafında dönüp dolaşmaktadır. Tedavi tevekküle aykırı değildir. Tıpkı yemek ve içmek suretiyle açlığı ve susuzluğu gidermenin tevekküle aykırı olmadığı gibi. Aynı şekilde tehlikelerden uzak durmak, afiyet isteyerek dua etmek, zararların uzaklaştırılmasını dilemek ve daha başka hususlar da böyledir
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "There is no disease that Allah has created, except that He also has created its treatment
حَدَّثَنِي الْحُسَيْنُ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ شُجَاعٍ، حَدَّثَنَا سَالِمٌ الأَفْطَسُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ " الشِّفَاءُ فِي ثَلاَثَةٍ شَرْبَةِ عَسَلٍ، وَشَرْطَةِ مِحْجَمٍ، وَكَيَّةِ نَارٍ، وَأَنْهَى أُمَّتِي عَنِ الْكَىِّ ". رَفَعَ الْحَدِيثَ وَرَوَاهُ الْقُمِّيُّ عَنْ لَيْثٍ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْعَسَلِ وَالْحَجْمِ.
İbn Abbas r.a.'dan, dedi ki: "Şifa üç şeydedir: Bir içim bal (şerbeti), kan alma aleti (neşter) ile (hacamat için) kesmek ve ateşle dağlamak. Ama ben ümmetime ateşle dağlamayı yasaklıyorum" deyip, hadisi Nebi'e merfu' olarak zikretmiştir. Hadisi ayrıca el-Kumi, Leys'ten, o Mücahid'den, o İbn Abbas'tan, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye bal ve neşter vurmak hakkındaki kısmıyla rivayet etmiş bulunmaktadır. Bu Hadis 5681 numara ilede var
Narrated Ibn `Abbas:(The Prophet (ﷺ) said), "Healing is in three things: A gulp of honey, cupping, and branding with fire (cauterizing)." But I forbid my followers to use (cauterization) branding with fire
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، أَخْبَرَنَا سُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ أَبُو الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ شُجَاعٍ، عَنْ سَالِمٍ الأَفْطَسِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الشِّفَاءُ فِي ثَلاَثَةٍ شَرْطَةِ مِحْجَمٍ، أَوْ شَرْبَةِ عَسَلٍ، أَوْ كَيَّةٍ بِنَارٍ، وَأَنْهَى أُمَّتِي عَنِ الْكَىِّ ".
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Şifa üç şeydedir: Kan aldırmak için bir neşter vurmakta yahut bir içim bal (şerbeti)nde ya da ateş ile dağlamaktadır. Ama ümmetime ateşle dağlamayı yasaklıyorum." Fethu'l-Bari Açıklaması: el-Hattabi dedi ki: Bu hadis, insanların genelolarak tedavide kullandıkları . usulleri ihtiva etmektedir. Şöyle ki; kan aldırmak ile kanın dışarı akması sağlanır .. Kan da en büyük karışımlardandır. Kanın coşup kabarması esnasında kan aldırmak (hacamat), en başarılı bir şifa yoludur. Bal ise balgam türü karışımları dışarı çıkarmak için bir müshildir. Çeşitli ilaçların güçlerini koruyup bunların bedenden dışarıya çıkmasını sağlaması için yapılan macunlara bal da katılır. Dağlamaya gelince, dağlamak kökü ancak bu yol ile kaldırılabilen, haddi aşan karışımlarda kullanılır. Bundan dolayı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem önce onu tavsiye etmiş, sonra da o yolu kullanmayı yasaklamıştır. Bunu mekruh görmesindeki sebep, ileri derecede acı vermesi ve pek büyük tehlike ihtiva etmesi dolayısı iledir. Bundan dolayı Araplar mesellerinde: "Tedavinin en son şekli dağlamaktır" demişlerdir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Sa'd b. Muazfı ve başkalarını dağladığı gibi, ashab-ı kiramfdan birden çok kişi de kendisini dağlatmıştır. Derim ki: Bununla birlikte Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tedavi yollarının münhasıran bu üç tanesi olduğunu söylemek istememiştir. Çünkü bunların dışındaki tedavi yollarıyla da şifa bulunabilir. Ama bunları söz konusu ederek, tedauinin esaslarına dikkat çekriıiş bulunmaktadır. Şeyh Ebu Muhammed b. Ebi Cemra da şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellemlin dağlamaya dair sözlerinin genelinden, onda (dağlamada) bir miktar fayda ve bir bakıma da zarar olduğu anlaşılmaktadır. Bu yolu denemeyi yasakladığı için bundaki zarar yönünün daha fazla olduğunu da öğrenmiş oluyoruz. Buna benzer ve yakın bir ifade tarzı da şanı yüce Allah/ın, içkide bazı menfaatlerin olduğunu haber vermesi, sonra da onu haram kılmasıdır. Çünkü içkinin zararları, faydalarından çok daha büyüktür
Narrated Ibn `Abbas:The Prophet (ﷺ) said, "Healing is in three things: cupping, a gulp of honey or cauterization, (branding with fire) but I forbid my followers to use cauterization (branding with fire)