اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ، وَدَرَكِ الشَّقَاءِ، وَسُوءِ الْقَضَاءِ، وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ
Okunuşu
Allâhümme innî e'ûzü bike min cehdi'l-belâ, ve deraki'ş-şekâ, ve sûi'l-kadâ, ve şemâteti'l-a'dâ.
Anlamı
Allah'ım! Belanın ağırlığından, bedbahtlığa düşmekten, kötü kaderden ve düşmanların (başıma gelen musibete) sevinmesinden sana sığınırım.
Buhârî, Deavât; Müslim, Zikir ve Dua
Ebû Hüreyre (r.a.), Resûlullah’ın (s.a.v.) bu dört şeyden Allah’a sığındığını ve sığınılmasını emrettiğini haber verir.
- Cehdü’l-belâ: İnsanın taşıyamayacağı kadar ağır bela.
- Deraku’ş-şekâ: Dünya veya ahirette bedbahtlığa, helake düşmek.
- Sûü’l-kadâ: Kaderin insana kötü gelen tecellileri. Kader Allah’ın takdiridir ve adaletidir; kul, kendisi için kötü olan takdirlerden Allah’a sığınır.
- Şemâtetü’l-a’dâ: Musibete uğrayınca düşmanların sevinmesi.
Kaynaklar: Buhârî, Deavât ve Kader; Müslim, Zikir ve Dua.