Keserken
بِسْمِ اللَّهِ وَاللَّهُ أَكْبَرُ، اللَّهُمَّ مِنْكَ وَلَكَ
Okunuşu
Bismillâhi vallâhü ekber. Allâhümme minke ve lek.
Anlamı
Allah'ın adıyla; Allah en büyüktür. Allah'ım! (Bu kurban) sendendir ve senin içindir.
Kurbanı yatırınca
إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ حَنِيفًا ۖ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ ﴿٧٩﴾ قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿١٦٢﴾ لَا شَرِيكَ لَهُ ۖ وَبِذَٰلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ ﴿١٦٣﴾
Okunuşu
İnnî veccehtü vechiye lillezî fatara's-semâvâti ve'l-arda hanîfen ve mâ ene mine'l-müşrikîn. Kul inne salâtî ve nusükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi'l-âlemîn. Lâ şerîke leh, ve bi zâlike ümirtü ve ene evvelü'l-müslimîn.
Anlamı
Ben hanîf olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim; ben müşriklerden değilim. De ki: Şüphesiz namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir. O'nun ortağı yoktur. Bana bu emredildi ve ben müslümanların ilkiyim.
Enes b. Mâlik (r.a.), Resûlullah’ın (s.a.v.) iki koç kurban ettiğini, onları kendi eliyle kesip “Bismillâh, Allâhü ekber” dediğini nakleder (Buhârî, Müslim). Câbir’in (r.a.) rivayetinde ise Resûlullah’ın kurbanlarını kıbleye yönelttiğinde En’âm Suresi’nin bu ayetlerini okuduğu ve “Allâhümme minke ve lek” dediği geçer (Ebû Dâvûd).
Kurban keserken dikkat edilecekler
- Hayvan sol tarafı üzerine kıbleye doğru yatırılır.
- Bıçak iyice bilenir, hayvana eziyet edilmez; bıçak onun gözü önünde bilenmez.
- Besmele kesim anında söylenir; bilerek terk edilirse kurban yenmez (Hanefî).
- Mümkünse kişi kurbanını kendisi keser veya kesimde hazır bulunur.
Kesim sonrası Rabbenâ tekabbel minnâ denilerek kabulü istenir.
Kaynaklar: Buhârî, Edâhî; Müslim, Edâhî; Ebû Dâvûd, Dahâyâ; En’âm 6/79, 162-163.